Biten ve Başlayan Şeyler Üzerine.

 

Bitişler insana özgürleşme fırsatı veren başlangıçlar anlamına da gelebiliyor. 

Benim hayatta en çok korktuğum şey... hayır bitişler değildi. Ben kendi varlığımın, zaten veya malesef, başlatmaya yatkın olduğunu düşünüyorum. Bir şey bana iyi gelmiyorsa, onu bırakma kararım fazla ani bir karar bile olabilir. Aman emek verdim, aman bunca zaman şunu tasarladım bilmem ne... ben burada değilim. Bir şey benim iç dünyamı aydınlatmıyorsa, veya artık aydınlatmıyorsa, benim için artık bir anlamı yoktur yani bitmiştir. 

Sanıyorum ki çoğu insan bunu kabullenmekte sıkıntı yaşar. Biten ilişkilerine tutunmak veya biten bir durumu bırakamamak en sık karşılaşılan bırakamama davranışıdır. Bende bu durumun belirtisi ise, geride kalan beni anlamaya yöneliktir. Çoğu insan giden kişi veya durum sonrasında aslında, benim gibi (ve sanırım), kaybettiklerini sandıkları bağı bırakmak istemezler. Oysa bağ, kaybolan bir şey değildir. Bu bir insanla olan bağımız gibi bir şey değil; bu, söz konusu bir insanla olan ilişki dinamiği olsa bile, aslında o ilişkiye senin akıttığın enerjidir. Zaten o ''bağa'' aidiyet hissetmeni sağlayan da budur. Karşı taraftan sana enerji akmasa bile, sen o oluşuma enerji akıttığın için, o şeye kendinden vermeyi kestiğinde, sanki kendinden bir şey azalıyormuş yanılgısına düşebiliyorsun. Oysa bu bir alışkanlığın kesilmesinden başka bir şey değil. İlk atak geçince ise, özgürleşirsin.

Enerji akışı zaten sağlıklı olsaydı, iki taraf da veya bu bir kişi değil de durumsa bile, o şey de bu ortak bağa enerjisini eşit veya eşite yakın (ki eşit olmalı aslında) verseydi, zaten bitiş yaşanmazdı. Dengesizlik, bitişleri mecbur kılan bir nedendir. Tek neden olmasa da, en büyük nedenlerden biridir veya olmalıdır. 

Senin kendi bağ parçan boşa gitmez. Yaşanmış hiçbir şey boşa gitmez. Hiçbir his boşa gitmez. Hiçbir düşüncenin de boşa gitmediği gibi. Her şey aslında senin anlaman ve her yeni adımını atabilmen için kendi kendine var ettiğin durumlardı. Bu bakımdan bitişler bir bağın sonu olsa da, senden bir şey eksiltmiyor. 

Bunu kendi kendime çoğu zaman kelime formuna getirmeden, bir çeşit bilinç haliyle anlatmaya çalışmışımdır. Bir şey bittiği için değersiz olmaz. Çünkü yaşandı. Biten bir şeyi devam ettirme çabası seni beslemez. Çünkü o bir bağ değil, senin boşa akan musluk gibi yitirdiğin enerjin (en başta zamanın, fikrin, duyguların).

Bu nedenle, bir şey bitecekse biter.

Bu nedenle, bir şey hep başlar.

Sadece başlayan şey, değişir.


bir şeyler dinlemek için tıklayabilirsiniz.


(Bu Beden Benim Evim, Rupi Kaur)





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar