Sevgili Yazılarım.

 

Yine tüm yazılarıma yazık edecektim. Sanki bir şeyi gömmek, görmemek, onu yok etmeye yetebilecekmiş gibi. Yazdıklarımı unutabilirim, onları okuyan veya okuyacak gözlerden sakınabilirim ama onları yok edemem. Çünkü onlar benim içimden çıktılar.

Onlara karşı, yazılarıma karşı çok yumuşak bir yerden gelen bir korumacılık hissediyorum. Bazen hiddetle onları kendimden uzağa fırlatsam da, biraz zaman geçince içimde tatlı bir ezilme hissi duyumsuyorum. Neden böyle yaptım ki, diyorum. Hem, güzel yazmıştım ahahahahah. Bu hep en temel itkimdir. Güzel yazabiliyor olmam. Ama sebep bu değil. Sebep... Yazabiliyor olmam.

Ben bir yazımı yazınca orada bitmiyor. İç dünyamda düşünmeye devam ediyorum. Zihnimle değil de, sanki benliğimle düşünüyorum ben. Oturup da bir şeyi düşündüğüm zamanlar genelde çok daha net, keskin ve direkt fikirleri sorgularım. O an hayatımla ilgili olan durumları beynime özel alarak getirip sorguluyorum. Bunun dışındakiler sanki kendi kendilerini sorguluyorlar ve bana düşen de sadece onları ifade etmek oluyor. İlginç bir his; sadece aynı durumu yaşayan birine bunu anlatabilirim herhalde.

İyi ki silmemişim. Böyle diyeceğimi bildiğimden, yine bin beş yüzüncü başka bir konudan kaynaklı mesele sonrası onları taslak yaptım. Yazılarım hıncımı çıkarma alanım ne yapabilirim sevgili okur? Okunmak da beni germiş olabilir, tanıdıklarımca okunmak. Yazdıklarım yüzünden değil, ben kendimden utanmıyorum, bilmiyorum okunmak fikri de tuhaf. Yine de buna bir gün alışmam gerekecektir.

Yazmanın güzel yanı, insanlar yazdıklarının ardındaki seni ararlarken ve belki gördüklerini sanırlarken bile, aslında seni görmediklerinin bilincinde olurlar. Diğer sanat dallarından daha farklı bence edebiyat. Yazarı hem merkeze koyuyor hem de saklıyor.

Yazılarımı yeniden Hypatia yazım için (şuradan okuyabilirsiniz) yayınladım (bir gece kadarınca gizli kaldılar :). Bir de bu var tabi; bazen bloğuma konuklar alıyorum biliyorsun. Onları saklamak büyük bir kabalık olur. Üstelik Hypatia kalbimin solucan deliklerinden geçerek bu kadar uzak bir geçmişten günümüze bizler için gelmişken... Onu gizlemek ne büyük bir ayıp olurdu!

Bir de yazılarımı ne zaman silsem veya gizlesem hemen ardından özür mahiyetinde açıklama yapıyorum değil mi çok komik ahhahahahah :). Sevgili yazılarım bana alınmayın, kızmayın... Siz olmasaydınız, ben yazamazdım.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar