Tarihe Notlar.

 

Bugün yeni hayatımın ilk günü!

Aslında biraz ilerledikten sonra bir yazı yazmak daha mantıklı, asla akıllanmıyorum... Neyse.

Artık olumsuza, geçmiş tatsız ve sonuçsuz deneyimlerime, keşkelerime, amalarıma ve hep böyle oluyorlarıma tutunmaktan sıkıldım. O kadar çok sıkıldım ki artık bunların beni kesmediğine karar verdim.

Aslında bu kafaya daha evvel gelmiştim ama yine dalgalandım. Ama bu sefer kesin. Evet kesin! :)

Artık kendimi gerçek bir sevgiyle seveceğime söz veriyorum. Sevgi neydi :); sevgi emekti, güvendi, heyecandı da. Evet benim sevgi tanımımda heyecan da var ne, olabilir. 

Kendime inanıyorum.

Hayata inanıyorum.

Kendi hayatıma da inanıyorum.

Fark ettim ki, nihayet fark ettiğimi kabul ettim ki, hayatta neye odaklanırsan onu büyütürsün. Ve aslında her şey kendi algın, odağın ve ne düşündüğün\ yaptığınla ilgili. Hayatta her şey senin kendinle ilgili. Ben de kendi doğamdan kaçmayı bırakmaya karar verdim. Aslında sevgiden kastım, gerçek bir sevgiden kastım, da buydu. Kendi güzel varlığımı :) yaşamak. Tabi bir de daha pratik anlamıyla daha çok hayatın içinde olmak, geri çekilmemek, olumsuz senaryo üretmemek, korkmamak, kendimden ve görülmekten ve sevilmekten korkmamak gibi gibi şeyler. Bir de tabii geçen yılın kapanışında yazdığım yazıda da belirttiğim üzere (ki yıl boyunca pek uygulayamadım, bunu anlamam bir yılımı aldı şaka maka) açık olmak. Almaya açık olmak.




22 yorum:

  1. Dünü boş ver dünde kaldı :) Yarını boş ver gelecek :)
    Bugünü yaşa neşelen :)

    Söz verdin bak bu sözünü unutursan hatırlatırım :D

    YanıtlaSil
  2. Ben de sana inanıyorum :). Zorlu bir yol ama çok seveceksin :D.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yeni başlamadım yola o ayrı da :) Nasıl desem... kendini sevmekle ilgili değil de, gerçekten sevmekle ilgili bir sıkıntım var sanırım. Aslında bu konuya yine sildiğim bir yazımda (sanırım kardeşimle ilgili olandı) değinmiştim. Benimkisi sanırım koşulsuz sevgiye geçmek. İnsan kendine koşullar ileri sürdüğünde aslında kendini pek çok şeyden geri tutuyor bunu fark ettim. Yaniii genel olarak böyle şeyler fark ettim ama sanırım aslında özünde daha çok şey deneyimlemek istiyorum artık. Bir şeyleri sorgulamayı bırakıp yaşamak istiyorum. Adım atmak falan. 2026 için de umutluyum şimdiden. Umarım her şey güzel olur. Yorumun için teşekkür ederim <3

      Sil
  3. eger konfor alani aciya tutunmaksa, yenilik zorlar insani ama kendini dogurmak ve sevmek en cok seni, muthis bir varolus meselesi. yeni yil, ihtiyaci olanlara iyilikler getirsin. bu yazin ozelinde de en cok sana.^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Konfor alanıyla ilgili söylediklerinde çok haklısın. Örneğin... Ben bir konuda aksiyon alınmayıp mızıldanılmasından, ben bilmiyoruma yatılmasından, efenime söyleyim olayı üstten atmak için başkasının hedef seçilmesinden ve vah vahçılardan hiç ama hiç haz etmem, hiçbir zaman etmedim. Geçen bile bir şey beni inanılmaz gereksiz kızdırdı (yine iletişim eksikliğine neden olan bir durum, iletişim kurulmamasını da hiç sevmem). Neyse, bu kızma an'ım bana bir Allah Allah dedirtmişti ki aslında bu yazımla da bir ayma hali yaşadım. Ben neye kızıyor, neyi eleştiriyorsam zamanla ona evrilmişim tövbe haşa :) Cidden korkunnçç bir durum. Geçtiğimiz yazılarımda bile (ki haklıydım) iyi şeyler yazsam bile kendi adım atmayışlarıma kılıf için başkalarına suç atmaca oynamışım içimden. Gerçekten bu bir konfor alanı!
      Yani sen başka bir şeyi kastettin ama temelde aynı şey. Tutunduğumuz her şey zamanla bize yapışıyor ve yıpratıyor. Zamanla da benim gibi birilerini suçlama kıvamına (ki hiç sevmem) geliyorsun. Benim de bilinçaltım bu konuda aşırı pis malesef ki ama artık neyi neden düşündüğümü anladığım için oltaya gelmeyeceğimi düşünüyor ve kendi hayatımı yaşamayı seçiyorum. Özgür günlere... :) Bu arada güzel temennin için teşekkür ederim <3

      Sil
  4. yeni yıl ve yaş dönümün yaklaşırken çok iyi bir başlangıç evet demek ki artık zamanı gelmiş, geçmiş geçtiği için yok bile sayabiliriz geçmişi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben yeni yıla kadar birkaç sürüm daha güncellenirim :)

      Sil
  5. Son paragrafta yazdıkların ne kadar doğru. Kendi algılarımız yüzünden hayatı kendimize dar ediyoruz bazen. Değişmek de bir o kadar zor geliyor. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet aslında her şey bizim en başta kendimize bakışımızla ilgili. Tabi ki iç dünyamız dış dünya ile şekilleniyor ama hangi düşünceler benim, hangileri başkalarının fikri, hatta ve hatta hangileri benim varsayımım anlamak gerekiyor ki anlamakla da bitmiyor, sadece eylem kotarıyor gerçekten. Ben çoğu şeyin farkında olsam da hani sonuç :) Eylem gerekli hayatta.

      Sil
  6. şu aralar ben de bu eşikte dolaşıyorum; sanırım uzun bir süreç.. bu noktaya nasıl ulaşabildin peki? bir gün kalkıp yeniden başlıyoruz demekle olmuyor çünkü. ve tecrübelere sonsuz bir sekilde acıgım. öyle ki bir şeylerin farkındalığını yaşadığım, gözlemlediğim ve kabullenme faslına geçtiğim o aşamadayım. sabah kalkıp kendimi kucakladıgım gunun yakınlıgını ve radikal degisimlerim an meselesi ama hic kolay olmadı. hayal kırıklıkları, kızgınlıklar ve şaşkınlıklar... neyse, olacak degil mi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tabi ki uzun bir süreç :) Hatta yer yer döngüye saran bir süreç benim için. Aslında bunun için, bu yol için bile ayrı bir ve hatta birkaç yazı yazılabilir ancak bunu belki şimdilik, belki genel olarak yapmayacağım. Çünkü ben de biraz yaşamak, ilerlemek, aslında tatmin olma hissini deneyimlemek istiyorum. Aslında insan bir noktada neyin ne olduğunu ve ne yapması gerektiğini anlıyor veya en azından içsel olarak biliyor ancak harekete geçmeden bunun üzgünüm pek bir anlamı yok.

      Aslında odak noktası basit. Kendine ''gerçekten'' değer vermek. Gerçekten kısmını vurguluyorum çünkü kendine değer vermeyi düşünürsen veya bunu sözle dersen, evet içsel olarak değer verirsin ama ''gerçekten'' değer verme hali ancak değer verme davranışlarını kendine karşı göstermenle mümkün olabiliyor. Şöyle düşünün... Biri size değer verdiğini, sizi sevdiğini söylüyor ama bunu davranışlarında hiç göstermiyor. Sizi yoruyor, üzüyor, bekletiyor, sizin yerinize başkasını veya başka durumları seçiyor... Bu kişi size gerçekten değer veriyor mu? Hayır. Peki siz kendiniz yerine neleri seçiyorsunuz? Dürüst olmalısınız.

      Öncelikle mevcut halinden ve belki yaşamından hoşnut olmayan kişinin yapabileceği yek şey onu dönüştürmektir. Bu da pek tabi değişiklikler yaparak sağlanabilir. İnsan çevresini değiştiremez, üzgünüm. Ancak kendini değiştirebilir. Çevresini bir ölçüde değiştirebilir tabi ama kendini değiştirmedikçe aynı olayları farklı kişilerle veya aynı kişilerle ama farklı döngülerle deneyimler. Değişim kendinden başlar, klişe ama gerçek bir cümle.

      Kendimizi nasıl değiştirelim peki? Öncelikle zihin yapısını yani düşünme şeklini, düşünce kalıplarını değiştirmek gerekli. Örneğin, olumsuza odaklanan bir yanınız varsa bunun bu zamana kadar size bir fayda sağlamadığını kabul ederek işe başlamak lazım. Veya işte en temel kalıp yargılarınız neyse, onları bulup ben bunlara bunlara kafa yoruyorum veya böyle özelliklerim var diye kendine karşı apaçık olup (ki kişinin kendine dürüst olması çok önemli ve sanırım zor da) o özelliği veya yargıları istendik özelliklerle değiştireceğiz.

      Yaşamak istediğiniz hayatı belirlerken, aslında ilk etapta yaşamak istediğiniz benliği belirlemelisiniz. Yani rol yapın demiyorum (ki gerçek olana kadar mış gibi yap çok da kalıcı olmadı bende :). Zaten amaç başka biri olmak, başka biri gibi olmak değil. Amaç mış gibi yapmak değil, o olmak. Zaten insan, özellikle de belli bir zihinsel ve duygusal olgunluk seviyesindeyse, edindiği olumsuz kalıpların kendine ait olmadığını, ona yüklenen durumlar olduğunu bilir, anlar yani bir noktada. Amaç tüm bu gereksiz yükleri (belki düşünce yapılarını) bırakıp sadece kendi öz benliğimiz olmak diye düşünüyorum. Ben mesela aslında kendimi eleştirdiğim hiçbir özelliği hak etmediğimi hep biliyordum ama bana bunlar çocukluğumdan beri işlendiği için bu asılsız eleştirilerim gibi istenmedik alışkanlığımı bırakmam hep çok zor oldu.

      Sil
    2. Peki daha pratikte neler yaparak uygulamalar yapabiliriz? Öncelikle dediğim gibi aslında uzun uzun açıklama yapacak yetkinlikte ben de değilim (ki şimdiden yazı uzunluğunda yorum yanıtı yazdım maşallah :). Ama zihinsel olarak neyin ne olduğunu biliyorum. Uygulamada eksikliklerim var ama bu sefer kararlıyım! Nasıl ve neden kararlıyım? Çünkü artık böyle devam etmek istemiyorum. Artık aynı tip insanları ve olayları hayatıma ''çekmek'' istemiyorum (bakın bu gerçek, insan ister enerji boyutunda ister psikolojik olarak kendini gerçekleştiren durumlar yaratıyor).

      1. Rutin oluşturmak bence çoook önemli. Uyku düzeni gibi şeyler bile etkili.
      2. İstenmedik davranışları yapmamak, yerine istendikleri eklemek. Örneğin ben ertelemeyi huy edinir hale geldim artık. Eğer bir şeyi erteleyesim geliyorsa kendimi durdurup o an o şeyi yapmalıyım. Bu istenmedik özelliğimi ancak bu şekilde karşıt eylemle yok ederim.
      3. Ben hep iletişime açık, iletişimde iyi biri olmuşumdur. Aslında içedönük özelliklere yatkın olsam da (mesela cubba cubba biri hiç olmamam gibi veya herkesle sıkı fıkı olmamam insan seçmem gibi) içedönük kişiler arasında dışadönük bile sayılabilirim (çünkü mesela çekingen değilim genel olarak, genelde bezginim ama bunun nedeni de kendime uygun ortamı malesef tam olarak bulamamam :).
      Neyse yani aslında benim aşmam gereken pek bir şey yok. Yani adım atan biriyim. Tek bir yere gitmeye korkmuyorum. Ama yine de içten içe benim yargılanmak ve yalnız kalmak gibi iki büyük korkum var. Ve açıkçası bunlar çok derin ve kalıp gibi korkular bende... Bu da tabi ki bilinçaltıma kodlanmış bir sürü saçma sapan yaşantıdan kaynaklı. Ancak bunun üstüne gitmeliyim. Ben gidebilirim tabi çünkü ben kendimi yıllarca deşmiş biriyim. Ama herhangi biri bunu kolayca yapamayabilir. Yani insanlar farklı farklıdır diyorum. Benim başka zorlanmalarım olur, başkasının başka. Çünkü deneyimler ve yaşanmışlıkların insanda bıraktığı hisler ve yargılar, öğrenmeler başkadır. O nedenle zaten bir yazı yazmaya da çekinirim. Ben kendimde eylem eksikliği görüyorum sadece. Ama bir başkası bunun daha ön aşamalarında, kendini bulma aşamasında olabilir. Yani kendini irdelemek bile çok çok uzun zaman alan bir şey (ben bunu yıllarca gereksiz derecede derin yapmak için çabaladım).
      4. Gölge çalışmaları faydalı olabilir. Zaten çok ağır bir durumsa veya kişi kendi baş edemiyorsa uzman desteği alsın ama daha gündelik hayatı iyileştirmeye yönelik bir şeyse, dediğim gibi kendini tanımak önemli. Korku, kaygı, hatta hırslar... Bunları görmek önemli. Bakın aşmak demiyorum daha ilk etapta, görmek önemli diyorum. Zaten neyin neden olduğunu görünce onları aşacak davranışlar da geliştirebiliyorsun.
      5. Ben bundan sonra daha düzenli bir yaşam yaşamaya, daha olumluya odaklanmaya niyet ettim. Aynı şekilde hayatımda görmek istediğim durumları ve hedeflerimi de yazacağım ki yazmayı mutlaka öneririm. Düşüncelerinizi, beklentilerinizi somutlaştırmak da çok etkilidir. Ki yapıyorsunuzdur da ama isteklerinizi de inanarak yazmalı, adımlar belirlemeli ve olacağını bilerek adım atmalısınız. Bu sadece bir yaşam. Korkacak bir şey yok. Hayatta neler neler yapan nasıl insanlar var. Ben kendim için böyle düşünüyorum en azından. Ben değerli biriyim, o halde değerli bir yaşamı hak ediyorum ve buna uygun davranacağım. Aslında olay bu olmalı. Herkes kendine bunu diyebilmeli. Diyemiyorsa diyebileceği bir insana dönüşmeli.

      Bir de şu var... Bu hayatta insan neye inanırsa onu yaşıyor. Neye inandığınızı, neyi hak ettiğinize inandığınıza dikkat etmelisiniz. Bu nedenle zaten kendine gerçekten değer vermek önemli diyorum ve bu zamana kadar kendimle ilgili tüm çabam, bloglarımdaki tüm yazılarım buna yönelikti. Yaşamın şifresi bile bu diyebilirim. :)

      Neyse çok uzattım. Kolaylıklar, sevgiler.

      Sil
  7. Niyet etmişsin ve yola çıkmışsın. Önemli olan bu. Başarılar :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle deyince de geriliyorum :) Ya aslında büyük büyük bir şey yaptığım yok. Hayatıma düzen getirdim (getirmeye çalışıyorum) ve akıllandım inşallah diye umut ediyorum :) Teşekkür ederim bu arada.

      Sil


  8. Sevgili İlkay, yazına bayıldım! Böyle bana umut verdi, iyi hissettirdi. Yeni başlangıçlara hep inanan birisi oldum ve sevginin kendimizden geçtiğini keşfetmek - aslında belki bunu hep bilsek bile uygulayamamak- önemli bir kırılma noktası bence. Ve evet düşündüklerimiz, algımız hayatımızı sandığımızdan daha çok etkiliyor ama davranışlarla girişimlerimizi pekiştirmek de önemli. Yazını okurken “Güneş Yerinde” şarkısı çaldı kafamda açıkçası tam olarak o şarkının bana hissettirdiklerini verdi kelimelerin. “Güneş yerinde her şey yolunda.” “Çünkü dünya benden ibaret.” Bu kısımları gördüm sanki. Kalemine sağlık, şans yıldızları başlangıçlarına eşlik etsinler ✨

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Roza. Evime hoş geldin :)
      Yazımın üstünde böyle olumlu etki yapmasına çok sevindim. Evet algılarımızın sağlıklı olması ve buna yönelik davranışlar oluşturmak içinde keyif aldığımız bir hayat kurmakta da önemli diye düşünüyorum. Ne kadar başarıyorum bilmiyorum ama yine de artık düşüncelerim konusunda daha kontrollü olduğumu söyleyebilirim. Ziyaretin beni mutlu etti. Şimdi gidip şarkıyı dinleyeceğim. :) Sevgiler. <3

      Sil
  9. İlkay sen görülmeye değer bir ruhsun 😍 Sadece burada bile yazılarına denk gelmek, senin o heyecanlı, keşfeden, paylaşan ve de sorgulayan tarafınla tanışmak öyle güzel geliyor ki 😇 Kendine verdiğin sözleri destekliyorum ve arada sırada tekrar başa sarmalar bu işin doğasında bence.. Go girl!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel yorumunuz için teşekkür ederim, çok sevgiler <33

      Sil
  10. Bu satırlar çok gerçek ve cesur. Kendinle bu kadar dürüst bir yerden konuşman çok önemli. Yol dalgalı olsa da niyetin çok net, bunu hissediyor insan. Umarım bu yeni başlangıç sana gerçekten iyi gelir :) <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederiimm <3 Benim de umudum o yönde :)

      Sil

Popüler Yayınlar