![]() |
| Yazar: H. P. Lovecraft, Çevirmen: Dost Körpe, Yayınevi: İthaki Yayınları |
Kitap yedi korku gerilim öyküsünden oluşuyor. Bu öykülerde karakterler yaşadıkları doğaüstü olayları şahsen deneyimleyebildikleri gibi, başkalarının deneyimledikleri olayları çeşitli kaynakları derleyerek de ifade edebiliyorlar. Öykülerin genelindeki ana tema, bilinmeyene duyulan korku şeklinde göze çarpıyor. Bu da öyküleri klasik korku anlatılarından farklı bir noktaya taşıyor.
Kitabın yazarı olan H. P. Lovecraft, korku edebiyatında kendi ekolünü oluşturmuş önemli bir isim. Kozmik korku olarak isimlendirilen bu anlayışta, klasik canavar ve türevi kaynaklı korku unsurlarının kullanımından ziyade, insanın varoluşundan gelen bilinmezlikten beslenen bir korku anlayışı hakim. Bu anlayışın beslendiği kaynaklar ise; tanımlanamayan varlıklar, kadim uygarlıklar, aklın sınırları, gerçeklikten şüphe gibi unsurlar olarak öykülerde yer buluyor.
Klasik korku unsurlarının işlendiği edebi ürünlerde genellikle korku nesnesi keşfedildiği noktada bilinmezliğin yarattığı gerilimin yerini söz konusu korku unsuru\ kişisi ile karakterlerin çatışması alır. Ancak Lovecraft'ın öykülerinde korku unsuru korku nesnesinden öte, bilinmezliğin kendisidir. Hatta korku nesnesi dediğimiz durum direkt olarak bilinmezliktir. Karakterler bu gizil durumun ne olabileceğini çözerken biz okurları da bir gizemin içine çekerler. Etrafımızı saran bu karanlık atmosferin bilinmezliği ve aslında bilinemezliği, kurguların seyrini şekillendirdiği gibi, korku ve gerilim temasının da canlı kalmasını sağlar.
Bu öykülerde de bu anlayışla yazılmış bilinmezliğin karanlığından gelen bir huzursuzluk hissi odak noktasıydı. Yazar okurlarının dikkatini tek bir noktaya çekmek yerine, öykülerin geneline yayılan tekinsiz havanın gerilim hissinden yararlanmış. Bu noktada öykülerde okuyucuyu ve öykülerin baş kişisini asıl huzursuz eden düşüncenin, ortada sorun olarak tanımlanan durumdan öte bu durumun gerçekliğine ve ne olduğuna dair hep bir şüphe içinde kalmamız olduğunu görüyoruz.
Kozmik korku türü olarak tanımlanan bu alt sınıflandırma merkezine insan algısının sınırlılığını alarak bizden daha büyük bir varoluştaki yerimizi sorgulatıyor. Bizler içinde bulunduğumuz dünya ve gerçeklik hakkında sahip olduklarımıza güvendiğimiz kadarınca bilinmezliğin getirdiklerine karşı şüphenin verdiği gerginlik, huzursuzluk ve bu tip hislerden beslenen korku duygusunu deneyimleyebiliriz.
Bu kitaptaki öykülerdeki tekinsiz atmosferler de insanın bilinmezliğe yönelik bildiklerinin yıkımını merkeze alarak kendi içinde bir iç çatışma yaratıyor. Yazarın tarzını da benzersiz kılanın tam olarak bu anlayış olduğunu düşünüyorum.
Kitapta yer alan tüm öyküleri gerek kurgu, gerekse dil anlatım bakımından başarılı bulduğumu söyleyebilirim. Ancak özellikle de Herbert West - Diriltici ile kitaba da adını veren Cthulhu'nun Çağrısı isimli öyküleri sürükleyicilik, özgünlük ve kurgunun çatısının oluşturulması bakımından başarılı buldum ve okurken ayrıca etkilendim.
Kitaplarla kalın.
ALINTILAR
Ve en sonunda, düşme tehlikesini göze alarak o kuleye tırmanmaya karar verdim; ne de olsa gökyüzünü görerek can vermek, onu hiç görmeden yaşamaktan iyiydi. (Sayfa 21 - Yabancı)
Ama kozmosta acı olduğu kadar merhem de vardır ve bu merhem, acıyı ve üzüntüyü unutmaktır. (Sayfa 26 - Yabancı)
Cehennem kuyusu açılsa ve lanetlilerin çektiği acılar berbat bir ses karmaşasıyla ifade edilse, bundan daha tarifsiz olamazdı; çünkü o akıl almaz kakofoni, diriltilmiş bir canın tüm ilahi dehşetini ve doğal olmayan çaresizliğini içeriyordu. (Sayfa 42 - Herbert West - Diriltici)
Pickman insanların biyolojik açıdan yozlaşarak insanla alakası olmayan yaratıklara evrilmesinin tüm tuhaf evrelerini alaycı bir şekilde sergiliyordu. O köpeksi yaratıklar insandan gelmeydi! (Sayfa 106 - Pickman'ın Modeli)
Yeryüzündeki en büyük lütuf, insan zihninin çevresinde bulunan her şeyle bağlantı kurma konusundaki yetersizliğidir bence. Sonsuzluğun kara denizlerinin ortasında yer alan, dingin bir cehalet adasında yaşıyoruz ve çok uzaklara yolculuk etmek bize göre değil. (Sayfa 115 - Cthulhu'nun Çağrısı)
Öylesine büyük güçlerin ya da varlıkların hala var olduğu... Bilincin belki de yaklaşan insanlık dalgasından çok önce geri çekilen şekil ve bedenlerde tezahür bulduğu çok eski bir çağdan artakaldıkları... Bu bedenlerin belli belirsiz anısının yalnızca şiirlerle efsanelerde korunduğu ve onlara tanrılar, canavarlar, her türden efsanevi yaratıklar dendiği düşünülebilir... - Algernon Blackwood (Sayfa 115 - Cthulhu'nun Çağrısı)
Onlar yıldızlardan gelmiş ve heykellerini beraberlerinde getirmişlerdi. (Sayfa 144 - Cthulhu'nun Çağrısı)
Not: Bu kitap yorumu yazısı reklam değildir, kitap önerisidir.
.jpg)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder