![]() |
| klasik tarot destesinden aslar. |
Kartları nasıl ele almam gerektiğine başlangıçta karar veremedim. Elementleri mi merkeze almalıyım, yoksa rakamları mı? Kısa bir anlığına da olsa yaşadığım bu bocalama, kararsızlığımın ürünüydü. Kararsızlık insanın başlamasını, yani kişinin zihnindeki gerçekliğin somut dünyaya adımını engeller. Bu nedenle ben de sadece başladım.
Aslar başlangıç kartlarıdır. Dört asta da gördüğümüz genel tema aynıdır: Göklerden yeryüzüne uzanan bir el bize bir değneyi (tutkuyu), bir kılıcı (düşünceyi), bir kupayı (duyguyu) veya bir tılsımı (somut fırsatı) getirir. Dört element için de bu el gökyüzünden havaya uzanır. Elin devamında ne olduğu veya nereden gelmiş olabileceği belirsizdir. El, bir bulutun içinden yeryüzüne uzanmıştır. Şimdi bu noktada bazı sembolleri düşünmekte yarar var.
Elin bir buluttan uzanması belirsizlikten var olduğunu gösterir. Yani buradaki bulut, bilmediğimiz ve bilemeyeceğimiz çünkü kartta (yani dünya düzleminde) çizilmemiş, herhangi bir nesne ile simgelenmemiştir. O el sadece buluttan, yani belirsizlikten, gelir. O belirsizliğin ne olabileceği (yani o fikir kıvılcımını kişinin nereden, kimden, hangi bağlamdan yakalayacağı) kişilere göre değişim gösterecektir. Bu el, ilahi bir dokunuşu simgeler. Elin öylece havada belirmesinden bunu anlarız. Elin dört element için de gökyüzünde belirmesi, yani ''hava''da var olması, durumu ise bu tutku, düşünce, duygu veya madde kıvılcımlarının yeryüzüne bırakıldığını, bize doğru uzatıldığını, ancak onu değerlendirip değerlendirmemenin veya en başta o ''ilahi fırsatı'' görüp görmemenin tamamen bizim elimizde olduğunu ifade eder. Bu da pek tabii kişinin farkındalık düzeyi ile ilişkilidir. Bunu örneklendirip somutlaştırmak olayı kavramakta yararlı olacaktır. Çünkü aslar aslında bir fikrin oluşumunun, o fikre bakış açımızın ve içimizde oturacağı yerin ilk noktasıdır.
Bir konu hakkında izlenimlere sahip değilseniz o konuyu kavrama ihtimaliniz yoktur. Çünkü o konu hakkında varlığınızda, belleğinizde, içinizde artık her ne derseniz belirli kodlar, tanımlamalar oluşmamıştır. O şey, sizin için tamamen yabancı, hatta yabancı bile değil (çünkü bir şeyin size ''yabancı'' gelmesi için bile aslında ona dair izlenim sahibi olmanız gereklidir), sizin için direkt o şey algı alanınızın içinde değildir ve bu nedenle o şey sizin için ''yoktur.''
Örneğin; sizin ilgi alanlarınız a, b, c olsun. İlgi alanınız olmasa da bilginiz dahilinde olan (somut bilgiyi kastetmiyorum, izlenimlere ve fikre sahip olmanız yeterli) ayrıca bir d, e, f konuları da olsun. Hadi hiçbir şey anlamasanız bile varlığını duyumsadığınız bir g, h, ı alanları da sizin belleğinizde tanımlanmış olsun. Şimdi sizin algılarınız, yani dikkatiniz, bu 9 başlık hakkında açık olacaktır. Ancak, yine örneğin, ortamda bir z konusu belirdiğinde o şey sizin dikkatinizi çekmeyecek belki de onu algılamayacak, varlığını bile bilemeyeceksiniz.
Bu nedenle de size göklerden gelen bir z fırsatı uzatılsa, o fırsatı tepmeniz olası olacaktır; çünkü o fırsat sizde tanımlı değildi bu nedenle anlamadınız. Ancak başka bir kişi için z fırsatı tanımlı bir durumdu, yani ya ilgi alanıydı ya da bir yerlerden fikir edindiği bir ''şeydi.'' Bu nedenle de o fırsatı siz değil, o değerlendirdi. Tabii ki bir fırsatı değerlendirebilmek için başka maddi manevi nedenler vardır ancak ilk nedene gittiğimizde aslında diğer tüm maddi manevi nedenlerin var olup olmayacağını belirleyen sizin o söz konusu fırsatın ifade ettiği anlamlara dair bir algıya sahip olup olmamanız olacaktır. O algı ne kadar kuvvetliyse, size gelen veya havada beliren fırsatı değerlendirmeye dair en başta psikolojik olarak hazırbulunuşluğunuz ve motivasyonunuz diğerlerine göre fazla olacak ve önünüze çıkabilecek olası maddi manevi engelleri aşmak, yani çaba harcamak emek vermek için daha azimli olacak, göklerden ''öyyylece'' beliren fırsat kıvılcımını büyütmek için olayın içinde baş aktör olacaksınızdır. Yani fırsat gelir ama sen onu görür müsün, görsen değerlendirir misin o sana kalmış oluyor.
![]() |
| manga tarot destemdeki aslar. |
Bakın, siz bir şeyi büyütmek için emek vermezseniz o şey sadece bir kıvılcım olarak yanıp zamanla yok olmak durumundadır. Akabinde benzer başka fırsat kıvılcımları belirir ya da belirmez, o bile önemli değil, önemli olan o kıvılcımı büyütebilmek. Bazen o ''kıvılcım'' için sizin taşı taşa sürtmeniz de gerekebilir. Bu nedenle ''göklerden uzanan el'' simgesi aslında salt ilahi bir sembolden ziyade, kişinin kendi gelişim evresiyle de ilişkilendirilebilir. O fırsat ister öylece ''şans eseri'' belirsin, ister siz kendiniz onu oluşturun, her iki durumda da onu görebilmek, değerlendirebilmek ve büyütüp dönüştürebilmek kişinin elindedir.
Yukarıdaki fotoğrafta elimde bulunan diğer bir deste olan manga tarot destesinden (başka destem olsa ondan da örnek gösterirdim) aslara yer verdim. Size önceki tarot yazılarımda her destenin klasik desteden oluştuğunu ama farklı eklemelerle yeni tasarımların kartların anlamını zenginleştirip genişlettiğini söylemiştim. Hatta hadi yine manga tarotta klasik desteden çok bariz değişiklikler yok ama bazı destelerde (isimleri aklımda değil ama çok deste var, bir pinterest gezintisine bakar :) kartlar yine anlamlarını korumakla birlikte çok farklı tasarımlarla ifade edilebiliyor.
Neyse biz gelelim elimizdeki manga tarot destesine. Bu desteyi sizinle paylaşmamın nedeni şu ''taşa taşa sürterek kıvılcım çıkartma'' olayını örnek üzerinden göstermek istemem. Manga tarotun aslarının tasarımında tam olarak bu var. Kartlara dikkatli bakın, bu destede klasik desteden farklı olarak yalnızca bir el ilgili simgeyi uzatmıyor, kartlarda aynı zamanda o elin kime ait olduğunu simgeleyen yüzler var. Yani bu da o fırsatın yine belirli kişilerin, insanların, ellerinden çıktığını (oluştuğunu) gösteriyor. O kişi siz veya bir başkası olabilir ancak önemli olan o fırsatı birilerinin var etmesi. Bu destede fırsatların öylece hiçlikten gelmediği, birileri tarafından oluşturulduğu betimlenmiş. Bu bakımdan destenin tasarımındaki eklemeyi değerli buluyorum.
![]() |
| sol: manga tarot, sağ: klasik tarot |
Her element kendi içinde özel bir anlama sahip (onlara sırasıyla değineceğim). Bu da kartlara ''zaman bildirme'' özelliği katan temel etken oluyor. Tarotta en hızlı zaman bildiren kart değneklerdir. Değnekler ateş elementini simgeler. Ateş genel olarak tutku, heyecan anlamına gelir. İçimizde hissettiğimiz o ilk kıvılcım, bir şeye karşı oluşan ''merak'' içimizdeki ateşi, yani tutkuyu, yani o ilgili ''şeye'' ilgimizi oluşturur. Bir şeye meyil etmeden önce (bir iş, bir insan, bir eylem vs) o şeye karşı ilgi duymamız, o şeyin bizim alanımıza girmiş olması gerekir. İşte, tutku (merak) kişiyi ilerletecek olan o ilk itkidir.
Ateş elementinin vadesi kısadır. Ancak direkt olarak şudur da diyemeyiz. Açılımdaki bağlama (konuya veya özel olarak sorulan soruya) ve çıkan kartın\ kartların tam olarak ne olduğuna (değnek ama kaç numaralı değnek 1-10?) bakmalıyız. Yine de genel bir tahmini değer verirsek, değnekler günlere tekabül ediyor denilebiliyor (hatta - nadirenn- bazen saatlere). Ancak bence bundan da ziyade buradaki ana tema elementin doğasından ileri geliyor. Ateş bir anda parlar değil mi? Ateş elementinin verdiği vadede işte budur: Bir anda, aniden, beklenmeyen hızda, beklemediğin anda, her an olabilir, eli kulağında... Burada dikkat edilmesi gereken ateşin harlı olmasıdır. Ateş bir anda yanar, belki parlar ama sönmesi de çabuk olur.
Her elementin simgelediği burçlar da bulunuyor. Ancak aslar direkt olarak şu burçturdan ziyade, o söz konusu durumun enerjisini simgeler. Yine de burç tanımlamak gerekirse, her elementin genel olarak o element grubundaki burçları simgelediğini söylemek mümkün. Yani ne demek istiyorum? Ateş elementi, ateş burçlarını simgeler: Yay, koç, aslan.
Koç dönemi: 21 Mart - 20 Nisan
Aslan dönemi: 22 Temmuz - 23 Ağustos
Yay dönemi: 22 Kasım - 22 Aralık
Ancak dediğim gibi bunlar semboliktir. As kartları, 1 sayısını temsil ettiğinden öncüdür. Yani olayın doğasını simgeler. Ateş ası (değnek ası) ise bir anda olma halini ve tabi ki as (yani 1 rakamı) olduğu için ise 1'li vadeleri (ayın 1-11-21-31'i de denebilir) simgeleyebilir. Böyledir demiyorum, ama tüm bu anlamları kapsayabilir. Ben bir açılımda zaman olarak değnek asını değerlendirsem şey derdim: Olmuş bile.
![]() |
| sol: manga tarot, sağ: klasik tarot |
Kılıç serisi tarotta zihni yani düşünceleri temsil eder. En sancılı elementtir dememizde bir sakınca yok sanırım... Çünkü kılıç, tıpkı fikirler gibi, keskindir. Kılıç ası ise anlık gelen fikri temsil eder. Anlık dediğime bakmayın, bu fikir kılıç kadar keskin olabilir. Bazen hani bir ideale tutunursunuz ya, işte o, (yukarıda da anlattım) havaya karışmış (çünkü henüz mana dünyasından madde dünyasına onu indirmedin) fikir kıvılcımıdır. Var olabilir, yok da olabilir. Çünkü aslar sadece başlangıç kartlarıdır. Öncüdür ama bir şeyin tam olması için yeterli değildir. Fark ettiyseniz manga tarot destesinde kılıcın çevresinde bulutlar görüyoruz. Bu sembol boşuna çizilmemiş. Bulutlar dağınıklıktır. Bulutların arasından yükselen kılıç ise keskin fikri, netliği, simgeler. Kart, dizilimde çıktığı soru veya yere bağlı olarak değişmekle birlikte, bir durumun netleşeceğini de ifade edebilir.
Kılıçlar zamansal olarak değneklerden sonra gelirler. Çok çok uzun zamanları temsil etmeseler de, biraz daha vadesi olan durumlardır. Kılıçlar vade olarak ortalama bir süre verirsem haftaları simgeler. Aslar (yukarıda da yazdım) 1 rakamına denk geldiği için kılıç ası 1'li vadeleri ifade edebilir. Aylar yıllar sonrasını ifade etmez, belki haftalar veya (birkaç) ay olabilir. Zaten tarot atıyorum bir beş yıl sonrasını bilemez (5 yıl sonrasını oluşturmadın). Zaman ve olaylar eylemlerle değişebilir. Zaten geleceği kimse bilemez. Bu yüzden hep altını çiziyorum, tarottan ancak rehberlik alabilirsiniz. Fal gibi algılarsanız iş sanrısal bir yere kayar ve kişinin kendi gücünü bloke etmesine neden olabilir. Her neyse, hava elementi de dediğim gibi yakın geleceği simgeler ancak olayların netleşmesi gerektiği için biraz zaman da gereklidir.
Aslar direkt şu burçtur demez, direkt o burç grubunu ifade eder. Hava grubu burçları: Kova, terazi, ikizler.
Kova dönemi: 21 Ocak - 18 Şubat
İkizler dönemi: 21 Mayıs - 22 Haziran
Terazi dönemi: 23 Eylül - 22 Ekim
![]() |
| sol: manga tarot, sağ: klasik tarot |
Kupa serisi su elementi ile yani duygular ile ilişkilendirilir. Zaman olarak diğer iki elemente göre daha yavaştır çünkü söz konusu durumun gerçekleşmesi için duyguların olgunlaşması gereklidir. Su elementi, yani kupalar aylar ile temsil edilir. Kupa ası ise yine öncü bir sayı olan 1'i temsil ettiğinden çok uzun vadeyi temsil etmez ama 1 ay civarı denebilir herhalde. Suyun akmasına izin vermek gereklidir. Çünkü (değnek kısmında da yazdım) aslında önemli olan elementin ana kimlik özelliğidir burada. Su akışkandır, tıpkı duygular gibi.
Yukarıdaki görseli incelediğinizde nasıl bir his aldınız? Ben destelerde genelde kupa ası çizimlerine bayılıyorummm. Benim destelerimdeki tasarımlar da çok güzeller. Fark ettiyseniz kupalar lotus çiçeklerinin üzerinden uzatılıyor. Lotus çiçeği etrafındaki kire, çamura, pisliğe rağmen temiz kalmasıyla bilinen bir çiçektir. Bu sembol, duyguların saflığını simgeler. Hiç mi pis duygu yok? Onu demiyoruz. Pis duygular farklı bağlamlarda, farklı kartlarla (uyarı olarak) temsil ediliyor. Zaten ''pis'' duygular daha çok mana değil maddeden gelen egosal parazitik hislerdir. Temeline inmek gerekir. Bu yüzden de zaten kötü kart yoktur, uyarıcı kart vardır diyorum.
Konumuza dönersek, kupa serisi söz konusu konunun gerçekleşmesi için zaman gerektiğini söyler.
Su elementi burçları: Balık, akrep, yengeç.
Balık dönemi: 19 Şubat - 20 Mart
Yengeç dönemi: 21 Haziran - 22 Temmuz
Akrep dönemi: 23 Ekim - 22 Kasım
![]() |
| sol: manga tarot, sağ: klasik tarot |
Son elementimiz ise toprak. Tarotta toprak elementi tılsım (para) serisiyle, yani maddi, somut, beş duyu organıyla kavranan durumları ifade eder. Kartların tasarımlarını incelediğinizde de zaten toprağı çağrıştıracak yiyecek, bahçe vs gibi sembollerin kullanıldığını görebilirsiniz. Buradaki toprak hem gerçekten toprağı simgeliyor, hem de mecazi olarak beslenmek\ beslemek, büyütmek gibi durumları ifade ediyor diyebiliriz.
Tılsımlar maddi (somut) dünyayı temsil ettikleri için en yavaş gerçekleşen elementtir. Bir şey önce manada var olur (fikirde vs), sonra da maddeye iner (belirir, oluşur). Tılsımlar somut, kalıcı durumları oluşturur. Yani tılsım serisi sağlamlığı, güvenceyi de ifade eder ancak bu nedenle de gerçekleşmesi uzun zamana yayılır. Tılsımlar ayları, hatta yılları (evet çok uzun vadeyi net veremez ama uzun zaman sonra gerçek olabileceğini) ifade eder. Burada yine elementin genel doğasını ele almalıyız. Toprağa bir şeyi bugün eksek yarın ürün alamayız değil mi? Veya bugün bir ağaç fidesi eksek, yarın kocaman bir ağaç bulamayız. Bu da öyle. Bir işe bugün girişsek, yarın tamam olmaz. Zaman ve emek verirsen o şey büyür. Tılsımlar da bunu anlatır.
Toprak burçları: Oğlak, boğa, başak.
Oğlak dönemi: 21 Aralık - 19 Ocak
Boğa dönemi: 21 Nisan - 20 Mayıs
Başak dönemi: 23 Ağustos - 23 Eylül.
Aslar dediğim gibi bir hissin, fikrin, durumun, olayın ilk kıvılcımını simgeler. Aslar, prensler ve şövalyeler haberci kartlar olarak da geçerler. Yani dışarıdan gelecek bir haberi, bir adımı da ifade edebilirler (kişinin kendi yapacağı bir şey de olabilir ama dışarıdan da gelebilir). Yukarıda adettendir diye zamana değinsem de aslında burada önemli olan, bin kere tekrar ettiğim gibi :), elementin doğasıdır. Bir açılımda ateş elementi (değnekler) çoksa, o olay\ durum hızlı olacaktır denebilir. Eğer ki tılsımlar vs çoksa, daha aylara yıllara yayılan, bekle kuzum diyen bir süreçtir.
Aslar, güçlü başlangıçları simgelerler. Çünkü dediğim gibi 1 rakamıdır, ilktir, öncüdür, kirlenmemiştir. En saf tutkunuzu, duygunuzu, fikrinizi ve adımınızı düşünün... Henüz acabalarla kirlenmemiş o ilk kıvılcım anını. İşte! Aslar bunu simgeler: İlk nokta. Bazense ilahi bir fırsat, şansın ayağınıza gelmesi... Ancak şansı değerlendirmek de, tepmek de kişinin eylemlerine bırakılmıştır. Aynı şekilde siz bir fırsatı değerlendirmek isteseniz de zamanla o şeyin size uymadığını fark edebilirsiniz. Örneğin bir kupa asıyla birinden hoşlandınız veya biri sizden hoşlandı diyelim. O saf potansiyel zamanla anlamını yitirebilir. Aynı şekilde bir iş kurmak için adım attınız, bir fikriniz var diyelim. Sonrasında işler istediğiniz gibi gitmeyebilir ve o potansiyeli siz istemeyebilirsiniz. Her şey kişilerin düşünce, duygu ve eylemlerine bağlı olarak şekillenmek durumundadır.
Bir as kartı ters gelmişse (önceki yazımda da değindiğim gibi) enerjinin doğru akmadığını veya akamadığını düşünebiliriz. Bir fırsat ayağınıza kadar gelmiştir veya tüm şartlar yaşamınızda sağlanmıştır ama yine de bir durum (genellikle sizin bakış açınızla ilgili olur) enerjinin akışını tıkar. Sizin olan fırsat, size gelemez. Gecikme yaşanabilir. Aynı zamanda asın bir dizilimde çıktığı konum da önem taşır. Kartın sağındaki solundaki (varsa altındaki üstündeki) kartlar aslında asın, yani fırsatın gelme\ gecikme şekli, yönü, nedeni hakkında bilgi verebilir.
Aslar yeşermeyi bekleyen ağaçlardır diyebiliriz. Onları görmeniz, emek vermeniz ve büyüyeceklerine inanmanız gereklidir. Aynı şekilde siz susuzken birisi size çok istediğiniz bardağı uzatabilir ancak onu alıp almamak size kalmıştır.
bir şeyler dinlemek için tıklayabilirsiniz.






Hiç yorum yok:
Yorum Gönder