Tarot Kartları #2: Mutluluk Tanımını Güncellemek.

Japon Çocuk Öyküleri (Kolektif), İthaki Yayınları.

Geceleri sevdiğim şeylerden biri, evet, yıldızları izlemek; diğeri seninle sohbet etmek (ve sonra silmek, evet) ve bir diğeri de tarot bakmaktır (ve reels kaydırıp uykuya dalmak).

Çıkan kartları genelde ters okumam. Bunu pek sevgili kartlarıma da bildiririm. Bakın kartlarım, ben ters okuma yapmıyorum ona göre mesajınızı verin yoksa karışmam diye baştan uyarırım. :P Kartlar genelde düz düşse de, ters düşünce onu düz alıp koyarım (çünkü baştan söylemiştim niyetimi). Ancak bazen, içimdeki bir his o kartın ters geldiğini, özellikle ters geldiğini bana bildirir. Kartın ters gelmesi aslında kartın anlamını negatif yapmaz. Zaten daha evvelki tarot yazımda da kartların iyi veya kötü, müjdeci veya öcü olmadıklarını, sadece ''olduklarını'' ifade etmiştim. Önemli olan kişinin alacağı mesajdır. Kartın ters gelmesi veya düz gelmesi olayın boyutunu alabora etmez yani. Ancak tabi ki kartın anlamını farklılaştırır (yoksa neden ters\ düz ayrımı yapalım?).

Bir kartın ters gelmesi aslında o kartın ifade ettiği enerjinin, yani anlam akışının, doğru çalışmadığını, bir çeşit tıkanıklık yaşandığını ifade eder. Tabi bu noktada hangi kart ters düştü ona da bakmalıyız. Bazı kartlarda durumun vadesinin uzadığı yani sürecin yavaşladığı, bazı durumlarda ise enerjinin dışa değil içe aktığı söylenebilir. Tüm bunlar da aslında enerjinin doğru akamaması ile ilişkilendirilebilir temelde. Benim de bu geceki okumamda bir kartım ters düştü ve ben de onu düzeltmedim. Bu kart, ters kupa dokuzlusuydu. Yani bu durum bana şu cümleyi fısıldadı: Mutluluk tanımını güncellemelisin.


klasik destedeki kupa 9 ve kupa 10 kartları.

Kupa 9 kartı klasik destede (tüm farklı deste tasarımlarında aslında bu klasik deste merkeze alınır) bir figür önde kollarını kavuşturmuş bir pozisyonda oturmaktadır ve arkasında ise sıra sıra dizdiği, adeta sergilediği, kupaları bulunmaktadır. Bu kupalar kişinin başarılarını, sıfatlarını; bazense bahanelerini simgeler. Kupa kartları tarotta en basit ifadeyle duyguları ifade eder. Bu bakımdan benim en çok hoşuma giden seridir. Kupaların da kendi içinde sınavları vardır (hayal kırıklığı, illüzyon, tembellik vs gibi) ama özünde, örneğin bir kılıç serisi kadar (kılıçlar zihni simgeler), sert bir yerden yaklaşmaz. Ancak doğru akış önem taşır. Çünkü duyguların azı da çoğu da kişiyi sersemletir. Dengesini bozar.


klasik destedeki kupa 8 ve kılıç 6 kartları.

Bu kartın olumsuz denebilecek yanı, kişinin rahatlığına fazla alışmasıdır. Bu diziler ile ilgili sıralı bir yazı yazmak aklımdaydı ancak bana belli olmaz. Anlamanız için bu yazımın konusu olmasa da bu konuya değinmek yerinde olabilir. Kupa 9'un bir öncesindeki sahneyi simgeleyen kupa 8 kartında kahramanımız dizdiği kupaları bilinçli bir tercihle ardında bırakarak yeni bir yolculuğa çıkmayı seçer. ''Bilinçli bir tercih'' kısmını vurguluyorum, çünkü kılıç 6 kartı da benzer bir şekilde yolculuğu anlatır ancak kupa 8 ile kılıç 6 arasında çok net ve önemli bir fark vardır. Kılıç 6 (kılıçların zihni yani düşünceleri simgelediğini söylemiştim) artık mevcut konumunda duramadığın için çıktığın bir yolculuğun simgesidir. Kartı incelediğimizde kayıkla uzaklara yelken açmış, başları önlerine eğik figürler görürüz. Başlarının öne eğik olması bir çeşit teslimiyet sembolüdür. Her ne kadar bu bir kılıç kartı olsa da, karttaki kayığın üstünde ilerlediği su, aslında duyguların akışını da bizlere gösterir. Bir yakadan öbür yakaya ilerlemek için düşünce ile duygular işbirliği yapmak zorundadır. Bu bakımdan kılıç 6'daki suyun dalgalı ve yüksek seviyede olması bizlere düşüncelerimizin duygularımız üzerindeki etkisini de gösterir diyebiliriz.

Kupa 8 kartında ise kahramanımız zoraki olarak değil, yani başka şansı kalmadığı için değil, o kupalar artık onu tatmin etmediği için kupalarını yol kenarına güzelce dizer ve ardında bırakarak ilerler. Bu kartı incelediğimizde bizler, elinde değneği (sopası) ile adeta trekking yapan bir figürle karşılaşırız. Tabii böyle yazdığıma bakmayın, bu figürün de başı önüne eğiktir. Elindeki değneğinden (değnekler, tarotta tutkuyu simgeler) destek alarak gökte dolunay (ay, belirsizlik ve sezgilerdir), ufukta sıra dağlar (bu bir kupa serisi kartı olsa da kartta toprak parçaları da göze çarpar ve toprak, maddi yani somut dünyayı simgeler) yavaş yavaş ilerler. Her ne kadar bu gidiş bilinçli bir seçim olsa da, her ayrılık kişinin kopuşunu gerektirir ve kopma, insanı yoran bir sürecin ilk (bazense son) boğucu\ yakıcı adımıdır.

Kupa 8 kartını anlattım; çünkü anlatmak durumundaydım. Kahramanımız artık 8 kupası onu tatmin etmediği için yeni diyarlara yola çıkmıştı. Sıradaki kartımız ne?: Kupa 9. Kupa 9'da ne görüyoruz demiştim?: Halinden memnun, keyif içinde bir karakter 9 kupasını ardına dizmiş biz izleyicilere bakıyor. Tatmin olmak istediği için yola çıkan figür, şimdi başka bir sınav vermeli. O tatmin olma hissinde kaybolmamak, rahatına düşkünlüğünün cıfkını çıkarmamak en başta gelen uyarılardan olmakla birlikte; aslında bu kartta bize gelen ana mesaj, bizi tatmin ettiğini düşündüğümüz şeyleri tıpkı o karakter gibi güzeeeelce sıraya dizip onları incelememizdir. Bu kart ters geldiğinde bu kupaların artık bizi tatmin etmediği, daha doğrusu bu tatmin olma rahatlığının, diğer bir ifadeyle konfor alanının, bize kendimizi rahatsız hissettirdiğini anlarız. 

Kupa 9 bir çeşit dinlenme ve keyif alanı olduğu için diğer kupa kartlarından farklı olarak sezgisel hissedişlerden çok, dünyaya (somutluğa) has zevkleri temsil eder. Yani bir histen bahsediyoruz yine ancak o hissin bize sağladığı konforu, o hissi düşünmenin bile bize tatmin olmuş hissettirmesini ifade ederiz kupa 9 ile ve bu bakımdan da bu kart (bence) kupa serisi kartlarının içinde en dünyavi diyebileceğimiz karttır. Karakterin ellerini bağlaması ise aslında oradan kalkmaya pek de niyetinin (aslında hevesinin) olmadığını bize gösterir. El bağlama almaya da vermeye de kapalılığı simgeler (eskiler ne dermiş: kollarını bağlama kısmetin bağlanır :). Diğer su kartlarının aksine bu kart aslında sabitliği gözümüze gözümüze sokan bir karttır. Bahsettiğim ''dünyavilik'' de aslında kartın bu özelliğinden ileri gelir. Karakterin yediği önünde yemediği arkasında, oturduğu yer rahatken oradan neden kalkmak istesin ki?

İstesin, istesin. Çünkü kupa 9'u takip eden kart... Kupa 10'lusudur (paylaştığım ilk fotoğrafa gidiniz). Kupa serisinin son kartı olan bu kart aslında duygusal anlamda tam bir doyumu simgeler. Kupa 9'un rahatım yerinde ama içimde bir çeşit huzursuzluk (belki hazımsızlık - çünkü figürümüz yeni yemek yemiş gibi de görünmekte :P) vardır. Kupa 10 kartında ise bizleri mutlu aile tablosu karşılar. Dünyavi bir sahne olmakla birlikte bu kart içsel tatmini ifade eder. Dünyada (somut yaşamda) yaşanan bir durumun bizdeki duygusal tamlığını gösterir.

Kart açılımı tabi ki önce 8 geldi sonra 9, 10 diye olmaz. Ancak ilk yazımda da bahsettiğim gibi (ve tarot konusunu açtığımda hep bahsettiğim gibi) tarot aslında joker kartıyla (ki numarası 0'dır, yani hiçlik ve tamlık) başlayan kahramanın yolculuğunu anlatır. Bu bakımdan, her ne kadar açılım örneği vermesem de kart serilerini belli bir çizgisellikte ele almanın olayı kavramakta önemli olduğunu düşünüyorum. Benim kendime yaptığım açılımı burada açıkça yazmayacağım (o kadar da açık sözlü değilim :) ancak bu açılımda beni düşündüren ana kart bahsettiğim ters gelen kupa 9 kartı oldu. 

Bazen istediğimizi sandığımız veya mevcut rahatlığımız bizi tatmin etmez. Yerimize öyle rahat yerleşmişizdir ki, oradan kalkmak zaman geçtikçe gözümüzde büyür de büyür. Şu zaman olsun kalkarım diye diye kupalarımızın başını (bizi tatmin olmuş hissettiren o şey veya şeyler her neyse) bekler de bekleriz. Ta ki artık oturmaktan ayaklarımız ve belki popomuz bile uyuşana kadar.


manga tarot destesindeki kupa 9 kartı.

Farklı tarot destelerinde kartlar anlamlarının dışına çıkmamak kaydıyla farklı çizimlerle (ve sembollerle) ifade edilebilirler. Bu durum aslında kartların anlamını (bence) zenginleştiren bir durum. Tarota dair en sevdiğim şeylerin başında da aslında bu geliyor. Benim elimde bulunan ''manga tarot'' destesinde kupa 9 kartında yer alan figür yine önde durmakta ancak klasik destedeki temsilinden farklı olarak bulutların arasında ayakta ve gözleri kapalı bir şekilde durmaktadır. Bu figür gözleri kapalı, hayal aleminde keyifli vakit geçiriyor gibi görünmektedir. Bu keyif, rüyalar aleminde olduğunu belli eden yüz ifadesinden okunur. Figürün arkasında ise havada uçuşan 9 kupa yer almaktadır. Bu destedeki kupa 9'un figürü klasik desteden biraz daha farklı görünmektedir. Sadece karttaki konumu ve yüz ifadesiyle değil, giysileriyle de. Bu figürün üzerinde eski zamanlardan kalma gibi duran bir serüvencinin giysileri vardır. Karakter hayaller aleminde nerelere yolculuk yapmaktadır kim bilir... Karakterin kollarının iki yana açık olması ise onu izleyen bizlerde daha ferah (klasik desteye göre ''daha'') bir etki bırakır. Bu karakter iki yana açık kollarıyla gelecek ''hayali\ hissi\ doyumu'' almaya açık bir pozisyondadır. Kupalarının konforunu ardına almış, belki de, sonraki sahnesini düşler.

Bahsettiğim gibi kupa serisi duyguları temsil eder, yani su gibi akışkan ve nereden sızacağı belli olmayan oluşumlardır. Duyguları kişi kendi içinden dışına var eder. Ancak bu duyguların dıştaki yansıması da sadece soyut değil, somut karşılığı olan bir durumdur; ki bizi kupa 10'a götüren, yani duygusal doyuma götüren de budur. Eğer ki kupa 9 kartındaki enerjide fazla uzun kalırsak, artık o kupaların tarihi geçebilir. Tarihi geçmiş kupalar ise bizi dengesizliğe sürükler. Biz daha ne olduğunu anlayamadan bulutların üstünden yere çakılırız veya hiç hareket etmediğimiz için karnımız şişer şişer şişer ve artık sandalye bizi taşımaz yere kapaklanırız. Kupa 9'un dünyavi uyuşukluğu üzerimize siner. Duygular uyuşukluğu sevmez bilir misin? Duygular, hareketi severler. Hep aynı yerde aynı şekilde kalamazlar. Bazen büyürler, bazen azalırlar; bazense, dönüşürler.

Bugün seni tatmin ettiğini düşündüğün kupaların neler sevgili okur? Onların üretim tarihi ile şu anki zamanın arasında ne kadar süre geçti? O kupaların bir son kullanma tarihi var mı? Ne zaman bitecek veya bitti? O tarihi uzatmak için ne yapman iyi olabilir veya bir maceracı olarak yeniden kupa 8'in yolcusuna mı dönüşeceksin, yoksa kılıç 6'nın zoraki seferini mi bekleyeceksin? Duyguların zihnine mi akacak, kalbini mi dolduracak?

En son ne kalbini doldurdu? En son ne zihninden taştı? En son neyi erteledin? En son kimi erteledin?

Senin kupa 10 sahnende, ne vardı? 

Senin kupa 10 sahnende, şu anda ne varmış?


bir şeyler dinlemek için tıklayabilirsiniz.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar