Canavarın Çağrısı (Patrick Ness) | Kitap Yorumu

Yazar: Patrick Ness, Çevirmen: Arif Cem Ünver,
Yayınevi: Delidolu Yayınları

Kitap, bir canavarla yüzleşen bir çocuğun öyküsünü anlatıyor. Kendi canavarını görmesinin öyküsünü. Conor'un yaşamı annesinin kanser olmasıyla değişmiştir. Amerika'da kendisine yeni bir aile ve yaşam kurmuş babası onlardan çok uzaktadır. Büyükannesi diğer tüm büyükannelerden farklı, soğukkanlı bir kadındır. En yakın arkadaşı Lily onu hayal kırıklığına uğratmış, tüm sınıf arkadaşları ve öğretmenleri Conor'u yaşadığı zor günlerden ibaret tanımlamaya başlamıştır. Tüm bu yalnızlık Conor'un dengesini bozar. Tıpkı gördüğü kabuslar gibi bir hiçliğin içinde olduğunu düşünür. Bu hiçlikten çıkabilmek için bir canavardan yardım ister. Canavar gelir ve Conor'a üç hikaye anlatır: Haksızlığa uğramış kötü bir cadının hikayesini, dışlanmış bencil bir şifacının hikayesini ve fark edilmiş görünmez bir adamın hikayesini. Tüm bunların karşılığında ise canavar, Conor'dan tek bir şeyi ister: Gerçek bir hikaye duymayı. Bu hikaye tek bir cümleden ibaret olsa bile.

Bu kitabı okumayı yıllardır istiyordum. Vaktiyle sadece kitap değil; kurgunun çizgi romanı ve film uyarlaması (A Monster Calls\ Canavarın Çağrısı) da oldukça ilgi görmüştü. Kütüphanede dolanırken kitaba rastladığımda sanki geçmişten yüzüne aşina olduğum bir tanıdığımla karşılaşmışım gibi hissettim. Kitabı nihayet okuyabildiğim için bile başlı başına memnun hissediyorum. Kitabın konusu yazarı olan Patrick Ness'e ait değil. Kitap Siobhan Dowd isimli başka bir yazar tarafından tasarlanmış olsa da, kurgu yazıya dökülemeden yazar malesef vefat etmiş. Bu fikir Patrick Ness tarafından yazıya dökülmüş ve bir kitapta varlık bulmuş.

Kitabın yalın bir dili, sürükleyici bir anlatımı var. En başından en sonuna kadar canavarın ne yapabileceğini merak ederek okudum. Canavarın varlık amacını kitabın ortalarında bir yerde anlamış olsam da, son ana kadar (belki de Conor gibi) onun bir hamle yapmasını bekledim. Yardım etmesini... Canavar, Conor'dan bağımsız değildi. Çağırdığını bile bilmediği porsuk ağacı görünümündeki bir canavarın anlattığı sinir bozucu sonlu tuhaf hikayeler, zaten kötü günler yaşayan çocuğun hem canını sıkıyor, hem de iç dünyasında oynamalar yaratıyordu. Canavar, Conor'a korktuğu gerçekle baş edebilmesi için yardım etmek üzere geldi ve çocuğa sadece, gerçeği kabul edebilme yolunda rehberlik etti.

Bu, üzücü bir öykü. Annesini kaybetmek istemeyen bir çocuğun iç dünyasında duyduğu boşluğu kabullenmesinin öyküsü. Canavar aslında ona korkutucu görünen bir gerçekle baş edebilmesinde cesaret veriyor. Kitap boyunca fantastik bir öykü okuyormuşuz gibi hissetsek de, aslında okuduğumuz gerçek bir öykü. Bu nedenle de kitaptan etkilendim.

Hoşça ve kitaplarla kalın.


ALINTILAR

Canavar, gece yarısından hemen sonra çıktı ortaya. Bütün canavarlar gibi. (Sayfa 13)


''Git buradan,'' diye fısıldadı Conor yatak odasının karanlığına. Kabusunun onunla birlikte, uyunanların dünyasına gelmesini istemiyor, onu tekrar uyku alemine sürmeye çabalıyordu. ''Haydi, git.'' (Sayfa 13)


Tek hissettiği, yani canavar ortaya çıktığından beri tek hissettiği, giderek artan bir hayal kırıklığıydı. (Sayfa 18)


Keşke bu kadar iyi olmak zorunda kalmasaydın. (Sayfa 27)


Senin gerçeğin, aslında en çok korktuğun, en çok saklanmak istediğin şey... (Sayfa 48)


Hikayeler vahşi yaratıklardır, dedi canavar. Onları serbest bıraktığında, ortalığı nasıl kasıp kavuracaklarını kim bilebilir? (Sayfa 63)


Bazen insanlar en büyük yalanları kendilerine söylemek zorunda kalırlar. (Sayfa 74)


Her zaman iyi taraf diye bir şey olmayabilir. Ya da kötü taraf. Çoğu insan, ortada bir yerdedir. (Sayfa 76)


Karizması da olsa, çalışkan da olsa; zorba zorbadır. (Sayfa 87)


Sessizlik, araba içinde öyle bir boşluk oluşturmuştu ki, baba ve oğul, bir kanyonun ayırdığı iki farklı tepede oturuyor gibiydiler. (Sayfa 110)


Yine kandırmacalı bir hikaye mi peki? Olacakmış gibi görünen şeylerin tam aksi mi oluyor? (Sayfa 115)


''Dünyamızdaki bitkiler ne kadar harika, değil mi?'' diye devam etti annesi. ''Onlar bizi kurtarabilecek tek şey, ama biz onları yok etmek için elimizden geleni yapıyoruz.'' (Sayfa 144)


Böyle bir şeyi umut etmeye bile korkuyordu Conor. Düşünmeye bile. (Sayfa 145)


Ve seni gören kimse yoksa, dedi canavar, gerçekten orada mısındır? (Sayfa 161)


Sen yalnızca, çektiğin acının sona ermesini diliyordun, dedi canavar. Kendi acının. Seni artık yalnızlaştırmamasını istiyordun. Bu son derece insancıl bir istek. (Sayfa 206)



Not: Bu kitap yorumu yazısı reklam değildir, kitap önerisidir.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar