Küçük
Bir Kesit #4
''Beni görmezden gelmeye
devam mı edeceksin?''
...
''Peki öyle olsun bakalım?''
...
...
Genç adam, genç kızın omzunu
hafifçe dürterek elindeki kağıdı ona gösterdi. Genç kız istifini hiç bozmadan
bakışlarını kağıt parçasına çevirdi.
''Ne mi istiyorum? Ne mi
istiyorum!''
...
Genç adamın yüzündeki düz
ifade genç kızı daha da sinirlendirmişti.
''Yüzündeki şu sinir bozucu ifadeyi silmeni belki? Olamaz mı? Bence işe
küçük adımlarla başlamakta fayda var.''
Genç adam şaşkın bir şekilde
kaşlarını kaldırmıştı. Genç kız dayanamadı, elleriyle genç adamın dudak
kenarlarını yukarı kıvırdı.
''Hımmm, işte böylesi daha
güzel oldu.''
Genç adam kaşlarını çatmakla
gülmek arasında bocalıyordu. Ama genç kızın kahkahaları daha baskın çıktı. O da
gülmeye başladı. Şimdi ikisi de birbirlerine dönük oturuyorlardı.
''Hadi bir oyun oynayalım.''
...
''Ne var sanki? Bana niye
öyle bakıyorsun ki? Sen hiç oyun oynamadın mı hayatında? Hem dışarıdayız baksana.
Güneş tepemizde, kuşlar cıvıldıyor. Çocuklar, hatta kedilerle köpekler bile
oyun oynuyor. Senin dışında herkes neşeli.''
...
''Tamam tamam artık sen de
neşelisin. Oldu mu? Ama benim sayemde kabul et.''
Genç adam, genç kızın
rahatlığına hala alışamasa da gülümseyerek başını iki yana salladı. Sonra da
genç kıza soran gözlerle baktı.
''Ne oynayacağımızı ben de
bilmiyorum. Sanırım salıncakta sallanmak için etraf fazla kalabalık. İnsanlar
kazık kadar olduğumuz için biz salıncakta sallanırken garipseyebilir. Hem zaten
insanlar her şeyi bozar. O yüzden başka bir şey yapalım.''
...
''Hımm, mesela hayal
kuralım. Hayal kurmak için ideal bir gün bence. Sen hiç hayal kurar mısın?''
...
''Yapma, yoksa hayal kurmayı
da mı bilmiyorsun?''
Genç adamın yüzündeki
yumuşak ifade yine sertleşmeye başlamıştı.
''Peki, biliyorsan o zaman
kanıtla!''
Genç adam ellerini iki yana
açarak meydan okuyan gözlerle genç kıza baktı. Genç kız amacına ulaşmış, genç
adamın ilgi odağına yerleşmeyi sonunda başarmıştı. O yüzden de halinden oldukça
hoşnut ve zaferinden gururluydu.
''Hayal kurmak çok ciddi bir
iştir beyefendi. Kazık kadar olduğunuzda salıncağa binmeniz zorlaşabilir bu
doğru. Çünkü insanlar gördükleri mutlulukları bir mumu söndürür gibi
söndürüverirler laflarıyla. En olmadı bakışlarıyla. Ama hayal kurmak öyle mi?
Onu sadece sen görürsün. Sadece sen bilirsin. Başkası göremediği için senin
dışında kimse hayallerini yok edemez.''
...
Bu sefer genç adam gerçekten
şaşkındı. Genç kız ilgisini çekmeyi başarmıştı. Ancak genç adam, genç kızı bir
türlü çözemiyordu. Genç kız da durumun farkındaydı ve bunun tadını çıkarıyordu.
En sonunda kocaman bir kahkaha attı. Bu kahkahası yoldan geçenlerin bakışlarını
üstüne çekmesine yol açtı. Genç adam yerinde hafifçe büzülse de, genç kız oralı
bile olmadı. Hatta genç adamın bu hallerine daha da çok gülmeye başladı.
''Ne var, ne oldu? Nereye
gitti o dediğim dedik tavırlar?''
Genç adam, genç kıza kızmak
istiyordu ama genç kızın gülüşü buna engel oluyordu. Ona kızamıyordu. Sonunda o
da gülmeye başladı.
''Ha şöyle. Eğer birileri
seni garipseyecekse yanındaki kişiyle beraber güldüğün, eğlendiğin için
garipsesin. Hem kime ne zararımız var? Bak gittiler bile. Hem biz hayal
kuracaktık. Bak şimdi anlatıyorum... Hayal kurmak aslında çok incelikli bir
iştir.''
...
''Bakma bana öyle. Doğru
söylüyorum. Her şeyi adım adım uygulamak gerekir. Önce, derin bir nefes
alıyoruz.''
Genç kız derin bir nefes
alıp aldığı nefesi aniden bıraktı.
''Hadisene ne bekliyorsun
ama? Ciğerlerimin patlamasını, sonra da ölmemi mi? Benden kurtulmak için daha
çok çabalamalısın.''
Genç kız, genç adama göz
kırparak yeniden derin bir nefes aldı. Genç adam olanlara bir anlam veremese de
önündeki en iyi seçeneğin genç kızın garipliklerine uymak olduğunu düşünerek o
da derin bir nefes aldı.
''Şimdi, başını gökyüzüne
kaldır ve gözlerini kapat. Çabuk ol ama.''
...
''Şimdi dilediğin her şeyi
hayal edebilirsin.''
...
''Nasıl ama?''
Genç adam gözlerini açarak
defterini eline aldı. Genç kıza hayal kurmanın daha mantıklı yolları olduğunu
da yazacaktı ki öylece kaldı. Genç kızı ilk kez böyle durgun görüyordu.
Yüzündeki gülümseme alaycılıktan ziyade huzurla doluydu.
''Nasıl?.. Çok güzel değil mi?
Rüzgar da tam kıvamında...''
Genç kız konuşmaya devam
ediyordu ama genç adam onu dinlemiyordu. Bu anı her detayıyla zihnine çizmek
için çabaladı. Başka hiçbir şey yapmadan sadece onu seyre koyuldu.
Genç kız bir anda gözlerini
açarak genç adama döndü.
''Nasıldı? Çok güzeldi değil
mi?''
Genç adam bir an için ne
yapacağını bilemese de hiç bozuntuya vermeden genç kıza gülümsedi ve elindeki
kağıda iki kelime yazdı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder