Dolunay | Ekim 2022

 

Bir Dolunay yazımda şöyle demişim: ''Her dolunay farklı, daha farklı... bir yazıyı hak edecek kadar.'' Burada yazdığım eski yazılarımla karşılaştığımda hiçbir şey düşünmeden öylece oturmuş kahve içiyormuşum gibi hissediyorum. Burası dev bir günlük olmuş şaka maka. Tabii olduğu gibi değil, çok açık olamaz zaten herkese açık bir alanda ama yine de ben gibi işte. İçimdeki benim bile farkında olmadığım noktalar gibi.

Bazen yazmak istemediğim, yazsam da paylaşmak istemediğim zamanlar oldu; hala oluyor. Paylaşıp paylaşmamak ayrı mevzu tabii veya paylaşıp yayından kaldırmak... Bunlar bile mühim değil aslında. Mühim olan yazmak. Ne olursa olsun kendim için yazmaya devam etmem. Yazmanın bana bir fayda getirmeyeceğini fısıldayan cılız sese kulak tıkamam ve daha yüksek bir sesle kelimeleri yan yana koymam. İşte mühim olan sadece buymuş; yazdığım eski yazılarımla karşılaştığımda anlıyorum.

Dolunaylar hızla gelip geçiyor. Artık havalar soğuk ve dolunay gurbetteki bir arkadaşım gibi. Çünkü dolunayı sevsem de, sağlıklı kalmayı daha çok seviyorum. :) Yine de dolunay orada. Ben de yazımla ve en önemlisi düşüncelerimle buradayım. Bu yazıyı yayınlanmamış tüm yazılarımın şerefine kaldırıyorum ve bu dolunayda, artık planlardan korkmuyorum. Bazen, korkup korkmadığımızı anlamak, korkularımıza güncelleme gelmiş mi gelmemiş mi görmek için sadece bırakmak gerekiyormuş. Tüm ama'larımızı.

-sevgili dolunay, keşke sana sarılabilseydim. :)-


bir şeyler dinlemek için tıklayabilirsiniz.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar