Işığın değişen tonlarını, günün gittikçe kaybolan renklerinde izlemeyi severim. Bu ışık, cisimlerin dış hatlarını çizerken geriye kalan her şey gittikçe koyulaşır ve belirsiz silüetlere dönüşür. Diğerlerinin görünümlerini böyle bir soyutlukta ve dış bir göz olarak algılamak çok da ilginç bir durum olmasa gerek. Herkesin kendi yoğunluğunda soluklaşan renkleri, yerini gittikçe uzaklaşan ışığın getireceği geceye bırakır.
Gündüzün ışığının çizdiği kendi bedenim ise bana daha da ilginç bir his verir. Işık huzmelerinin yıkadığı bedenim, varlığımın kanıtı gibidir. Gecenin ışığı içimin renklerini boyarken, gündüzün ışığı varlığımın hatlarını çizer. Bir bedenin, kendi varoluşunun izlerinde çarpması... Bu sence de çok küçümsenen bir durum değil mi?
Evet hislerimiz ve düşüncelerimiz de çok kıymetli ancak varoluştaki yerimizi değerlendirirken bir bedenin varlığını koskoca galaksilerle mukayese edip küçümseme eğilimindeyiz. O galaksilerin de varlığı tek tek atomların titreşiminden oluşmuyormuş gibi, bu sefer farklı bir yolla -kendimizi küçümseme yoluyla-, varlığımızı varoluşumuzdan ayrıştırırız. Oysa günün ışığının çizdiği bedenler, koskoca galaksilerin etrafında dönüşünün yarattığı heyecandan çok daha az ilginç değil diye düşünüyorum.
Bir bedeninin olması... duygu ve düşüncelerinden akan bir bedeninin olması. Tüm bunları taşıyan, tüm varlığını, seni, seni taşıyan bir beden! İnsanlar bunu neden küçümseme, hor görme, önemsememe veya bu önemi çarpıtma eğilimindedir? Onu sevmek değil kastettiğim, onu görmek. Işığın çizdiği bedenini görmek. Onu hissetmek. Kendi bedeninin varlığını kabul etmek ve böylece ona sana söylenenlerin ötesinde (mesela sosyal medya veya insanların torba olan ağzı) değer vermek.
Ben hep hislerimi araştırdığımı sanırdım. Sonra bu değişti.
Ben hep düşüncelerimi öğrendiğimi sanırdım. Sonra bu değişti.
Ben aslında tüm bunları taşıyan bedenimin varlığını görmeye çalışmışım. Bir bedenin seninle çarpışı, bu, tüm galaksileri dolanan bir ışığın gördüğü her şey kadar heyecan verici bir şey!
bir şeyler dinlemek için tıklayabilirsiniz.

Not: Tamam, bu küçümseme eğilimi bende de vardı! Ama aynı şekilde değil. Instagramda bir video görmüştüm. Düşüncelerimiz evrendeki yerimizi yüceltirken, bedenimiz küçültüyordu o videoya göre. Oysa insan bir bütündür ve düşünceler bedenle deneyimlenir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder