![]() |
| Yazar: Nihan Temiz, Resimleyen: Meltem Şahin, Yayınevi: Can Çocuk Yayınları |
Kitap; yaz tatili, çocukluk arkadaşlıkları ve masalların iç içe geçtiği bir kurguya sahip. Nazlı, Mert, Alper ve Gözde aynı sitede yazlıkları bulunan dört arkadaştır. Yaz tatillerini paylaşan bu dört çocuk bir yaz akşamında sıkılmış bir şekilde macera aralarken Koleksiyoncu isimli bir tekneyi fark ederler. Bu teknenin bir tekne için alışılmadık isminden, elindeki kağıtları okumak dışında başka bir şeyle ilgilenmeyen sahibine kadar her şeyi çocukların çok ilgisini çeker.
Bu tekne, masal koleksiyonu yapan yaşlı bir gezgine aittir. Bu gezgin adam çeşitli kıyılara yaklaşarak masallarını onları merak edenlere anlatır ve yeni masallar toplar. Bizim yaz ekibi başlangıçta masalları ''çocuk işi'' olarak görseler de, zamanla masalların büyüsüne kendilerini bırakırlar. Kitapta koleksiyoncunun çocuklara anlattığı dört, çocukların koleksiyoncuya anlattığı bir masal yer alıyor. Bu masallarda kitabın ana karakterleri olan çocukların kişiliklerine ve yaşamlarının ileriki yıllarına bir çeşit ışık tutulduğunu görüyoruz.
Kitabı fazla bir beklentim olmadan kütüphaneden seçsem de, kitap daha ilk sayfasından beni kendine bağlamayı başardı. Çocukların gündelik yaşamlarını konu edinen çocuk kitaplarını hep ayrıca bir seviyorum ve yazmanın ayrıca zor olduğunu düşünüyorum. Fantastik temada çocuk kitaplarını yazmanın da kendince zorlukları olsa da, bu tip kitaplarda yazar düşsel anlatının bilinmezliğine sığınabilir. Ancak direkt olarak çocukların gündelik yaşamını anlatan kitaplarda yazarların gözlem güçlerini ve çocukların düşünce ve düş dünyalarına duyarlılıklarını ayrıca güçlü bir şekilde ortaya koymaları gerekiyor diye düşünüyorum.
Bu kitaba dair en sevdiğim durum da konusundan ziyade, ki masallar üzerinden bir kurgusal akış oluşturmak gerçekten hoş bir fikir, çocukların kendi iç dünyalarını ve bunun dış dünyalarına yansımasını ele alma şekli oldu. Bu noktada yazarın biyografisine değinmekte de yarar var. Yazar lisansını psikoloji, yüksek lisansını gelişim psikolojisi alanında yapmış. Çocukların dünyasını bu denli doğallıkla yansıtabilmesinde muhtemelen bu da etkilidir.
![]() |
| Bu arada bu yine en iyilerinden birisi. Ben genel olarak bu çizimlerdeki depresif havayı ve özellikle de mayolu çizimleri beğenmedim. Ama tabi ''ben'' beğenmedim. |
Kitabın konusundan anlatımına, masallarından karakterlerine kadar her şeyini beğendim. Ayrıca kitabın dil anlatım yönünden de zengin olduğunu düşünüyorum. Çocuk kitabı diye bir kitabın anlatımının sadelik adı altında basit olması gerekmiyor. Sıfatlar ve zamirlerin doğru ve ölçülü kullanımıyla, kitapta yer alan atmosfer ve karakter portreleri çocuk kitaplarında da bence zengin bir dille anlatılmalı. Kitaba dair beğenmediğim tek şey çizimleri oldu diyebilirim. Bunun nedeni çizimleri ''kötü\ başarısız'' bulmam değil, ki zaten çizim konusu benim uzmanlığım da değil. Çizimleri gerek çizim stili, gerekse teması bakımından bir çocuk kitabı için uygun bulmadığımı söyleyebilirim. Sanki bir edebiyat dergisinde gördüğüm depresif yazıların illüstrasyonları gibiydiler. Kitap kapağına da bayılmadım ancak en azından renkli diye yine bir oluru görünüyor. Çizimleri de beğenseydim, özellikle de ortaokul seviyesindeki çocuklara kesinlikle önereceğim bir kitap olurdu.
Kitaplarla kalın.
ALINTILAR
Akşam güneşi çok güzeldi. Bu yüzden hiç kimse eve girmek istemiyordu. Birazdan anneleri teker teker pencereye ya da bahçeye çıkıp yemeğe çağıracaktı. Birkaç saat önce koca birer tost yemişlerdi ama eriyip gitmişti bile. O kadar çok hareket ediyorlardı ki onları gözle takip etmek neredeyse olanaksızdı. Hep birlikte denize koşup boylarını aşan derinliğe kadar şapa şupa yüzüyorlardı. (Sayfa 7)
Tatil gerçekten çok güzel bir şeydi. (Sayfa 15)
Masal anlatmak ancak sevgiyle yapılabilen bir şeydir. Çocuklar aslında bu yüzden masal dinlemeyi severler. Çünkü hem masal dinlerler hem de anlatan kişinin sevgisinin tadını çıkarırlar. Masal saati tam bir paylaşımdır. Aslında kocaman birer adam da olsak hepimiz masal dinlemekten hoşlanırız. (Sayfa 31)
Sonunda, mutlu olmak için bir neden göremediğini ve gülmek istemediğini söyledi. (Sayfa 39)
Anlaşılan mutsuzluk bulaşıcıydı... (Sayfa 41)
Onun düşüncesine göre güzel sözler duymak herkesi mutlu ederdi. Hele de içten söyleniyorsa... (Sayfa 42)
Kimse bilmiyordu ama prenses kendi asık yüzünü çok gülünç bulmuştu aniden. (Sayfa 44)
Mutluluğun yerini bulmuştu en sonunda. Kendi içinde... (Sayfa 44)
Güçlü olmak her zaman yeterli değildir. Gücünü nasıl kontrol ettiğin de önemlidir. (Sayfa 53)
Sakin ol, sinirlenerek hiçbir şeyi çözemezsin. (Sayfa 60)
Davranışlarının sonuçlarını düşünmelisin. (Sayfa 61)
Bence bir masal tam da bu şekilde bitmeli. Aklımızda sorular yaratmalı. Hayal kurmamızı sağlamalı. Acaba şöyle mi oldu, yoksa böyle mi oldu diye düşündürmeli. (Sayfa 69)
Alper'in duygularını anlatmak konusunda pek iyi olmadığını biliyorlardı. Üzüldüğü ya da heyecanlandığı zaman iyice içine kapanıyordu. Böyle anlarda söze nereden başlayacağını bilemediği için konuşmuyor, susuyordu. (Sayfa 74)
Bazen kimsenin onu anlamadığını düşünüp kendisini mutsuz hissediyordu. (Sayfa 78)
Biraz şans, biraz cesaret. (Sayfa 79)
Kendini bildi bileli herkes ondan bir şeyler için beklemesini istiyordu. (Sayfa 97)
Bazı şeylerin zamanını bilemezsin küçük Kum Tanesi. O gelir, seni bulur. (Sayfa 98)
Sana söylemiştim. Ne kadar çok arkadaşın olursa o kadar çok yeni şey öğrenirsin. (Sayfa 108)
Sen bir kum tanesi değilsin. Kocaman bir incisin. (Sayfa 112)
Uğruna sabrettiğim bütün mutlu düşüncelerim gerçek oldu. (Sayfa 113)
Denemeden bilemeyiz ki. (Sayfa 117)
Keşke herkes kendi masalını kendi yazabilse... (Sayfa 126)
Gülümsemenin önemini, mutlu düşüncelerin kıymetini, sabırlı olmanın kazandırdıklarını ve nezaketin değerini dinlediler. (Sayfa 136)
Macera, korsan olup denizlerde yalnız kalmak değil, insanlarla birlikte olup yeni yaşantılar yaşamaktır. (Sayfa 137)
Not: Bu kitap yorumu yazısı reklam değildir, kitap önerisidir.
.jpg)

.jpg)
Kitabı hiç duymamıştım. Çocuk kitapları bazen ilgi çekici olabiliyor. Masaları merak ettim. Resimler garipmiş dediğin gibi. :)
YanıtlaSilÇocuk edebiyatı ayrı bir alan zaten. Yani bu alanda ürün ortaya koymak için ayrıca duyarlılık ve belki hatta eğitim gerekiyor bence. Çünkü çocuk dünyasını iyi yansıtmak, bunu yaparken de iğreti bir kurgu ortaya koymamak gerekiyor. Bu kitapsa kurgu yönünden güzel gerçekten ama kitap bir bütündür. Yani çocuk kitaplarında çizim kullanılıyorsa çizimleri ayrı bir yerden değerlendiremem ve malesef bu kitabın kurgu kısmını beğensem de çizimleri beğenmedim. Okulda öğrencilere bir öğretmen de pek öneremez sanırım çünkü sonra veliler bu ne böyle diyebilirler. Bu bakımdan çizer seçimine de, çizerlerin hangi bağlamda çizdiklerine de biraz dikkat etmeleri lazım. Hele de çocuk kitaplarında.
Sildepresif dediğin resim bana da korkunç geldi. bu kitabı instanda görüp okumaya karar vermiştim. okurum tabisi :)
YanıtlaSilBir de çizimleri depresif bulmamın da ötesinde bazı paylaşmadığım genel çizimleri beğenmedim. Ben beğensem bile yukarıdaki yorumda da dediğim gibi örneğin bir okulda öğrencilere önersem eminim ki bir ve hatta daha çok veli bu ne böyle derdi. Kötü demiyorum ama daha hoş çizimler olabilirdi.
SilBen okumadım kitabı, ancak kapak tasarımı ve çizimleri gayette şıkmış. Senin kritiğinle de harika uyum sağlamış cadı.
YanıtlaSilYani tabi, beğeniler farklı olabilir ancak konu çizimleri kötü veya yetersiz bulmam değil, çocuk kitapları için konsepte uygun bulmamam. Yetişkin edebiyatında olsa veya yazımda da dediğim gibi bir dergide vs görsem beğenirdim. Paylaştığım fotoğraftaki çizim en beğendiğimdi bu arada. Tarz olarak da farklı olması hoş ancak genel çizim yapısını çocuk kitabı olduğu için uygun bulmadım.
Sil