''Kesinlikle kaybolduk,'' dedi, ''ve Zümrüt Şehri'ne giden yolu zamanında bulamazsak asla beynimi alamam.''
''Ben de kalbimi,'' dedi Teneke Adam. ''Oz'a gitmek için sabırsızlanıyorum ve kabul etmelisiniz ki yolumuz çok uzun.''
''Biliyorsunuz,'' diye söze girdi Korkak Aslan hafifçe inleyerek. ''Bir yere varamadan sonsuza dek yürüyecek cesaretim yok.''
(Oz Büyücüsü, L. F. Baum\ sayfa: 86)
-Yazı, kitaba dair spoiler içeriyor.-
Bu, kitaptaki en sevdiğim alıntı. Kitabın her bir
karakteri bir şeyi arzuluyor. Korkuluk beyni olmasını, Teneke Adam kalbi
olmasını... Aslan cesaretli olmayı. Dorothy ise köpeği Toto ile birlikte
Kansas'a teyzesinin yanına dönmeyi istiyor. Tüm bu isteklerinin
gerçekleşmesinin büyük büyücü Oz'a bağlı olduğunu, bu yüzden de onun yaşadığı
şehir olan Zümrüt Şehri'ne gitmeleri gerektiğini düşünüyorlar. Ancak gerçekte
ne Oz büyük bir büyücü, ne de Zümrüt Şehri zümrütten yapılmış... Hepsi düzmece.
Kendilerinde zaten var olan veya olağanüstülükler olmadan da elde
edebilecekleri şeyleri isteyen bu karakterler, çıktıkları zorlu yolculukta
aslında bir yandan içsel bir yolculuk da yapıyor ve kendilerinin farkına
varıyorlar.
Kitapta en önemli ve zorlu isteğin Dorothninki
olduğu vurgulanıyor: Eve dönmek. Hepimiz hayatımız boyunca bir şekilde
''evimizi'', kendimizi ait hissedeceğimiz yeri, ''mutluluğu'' arıyoruz. Bazen
bir amaçta, bazen bir kişide, bazense elimizle kavrayabileceğimiz başka başka
nice varlıkta. Oysa ev aslında hep başladığımız yerde. Yolumuz uzun, evet. Bu
uzun ve sonsuzmuş gibi görünen yolda cevabı kendimiz bulamazsak asla başlangıç
noktamıza dönemeyiz.
Teneke Adam, Korkuluk ve Korkak Aslan'ı kandırmak
sahte büyücü Oz için kolaydı. Çünkü onlara zaten sahip oldukları ama farkına
varamadıkları şeyleri kendisinin verdiğine inandırdı. Onlar, Oz'un yalanı
sayesinde isteklerini gördüler; aslında bakmadıkları yerde, içlerinde olduğunu.
Dorothy ise farklıydı. Oz onun dileğini yalanlarıyla gerçekleştiremedi.
Dorothy'nin isteği bir parmak şıklatmasıyla gerçek olabilecek bir dilek
değildi. Bu dilek Dorothy'nin sahip olduğu bir şey olmasa da, var edebileceği
bir şeydi. Güney'in iyi cadısı sayesinde Kansas'a dönme yolunun en başından
beri kendi elinde olduğunu anladı Dorothy. Yürüdüğü tüm o yollar, atladığı tüm
o tehlikeler; Dorothy'nin Kansas'a dönebilmesi için katlanması
gerekmeyen durumlarmış gibi görünüyordu. Dorothy yine de üzülmedi. Çünkü
çıktığı yolculukta edindiği arkadaşları, bu yolculuk sayesinde isteklerine
kavuşmuştu. Üstelik Dorothy de, arkadaşlarıyla birlikte yaşadıklarından sonra,
gerçekten de ''evini'' bulmuştu.
Cevaplar çok yakında olsa da, onu bulabilmek için
uzun, belki sonsuzluk kadar uzun gelecek bir yolda yürümek gerekebilir. İyi,
güzel şeyler zamanla olur İlkay, tıpkı bir çiçeğin günbegün büyüyüp
yapraklarını açması gibi. Emek, zaman ve istek gerekir. Yoksa o çiçek solar.
Solmasını istemezsin, değil mi?
Not: Bu yazımın son paragrafına artık tam olarak katılmıyorum. Çünkü bazen çabalasak da, beklesek de, çok istesek ve çoğu şeyi anlasak da... bazı şeyler solar. Ancak yazının genelindeki atmosferi sevdim. Zaten kitabı da çok severim. Hatta evdeyse okuyayım bir ara yeniden.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder