Sevgili İlkay.
Bu mektubun eline ne zaman geçeceğini bilmiyorum. Belki bir yıl, belki üç, belki beş... yıl sonra. Belki de hiçbir zaman! ahahahha boşver, hem zaten öyle bir şey olursa bu mektubun varlığı da aklından çıkacağı için sorun olmaz. İnsan var olduğunu aklından çıkardığı şeyleri aramaz.
Ah hayır sana ''yine'' hayat dersi ve dersleri vermeye kalkışmayacağım. Buna ihtiyaç duyacağını sezmek de istemiyorum. Buna ihtiyaç duyma! İşte sana geçmişinden verebileceğim tek önemli hayat dersi artık sadece bu olabilir. Sadece mi... Gerçekten mi? Belki altı ay sonrasında bu mektubu yazsaydım sana güzel hayat dersleri verebilirdim. Ama şu anda...
Ben şu anda sadece seni görmek istedim. Seninle buluşmak ve kalbimin ferahlamasını. Kalbim ferah aslında ama... Neyden bahsettiğimi olaylarla anlatmazsam unutacaksın. Her şeyi unutacaksın. Neyin seni bunalttığını, daralttığını değil beş, bir yıl sonra bile ben yazmazsam hatırlamayacaksın. Bu hep böyledir, bunu senin de bildiğini biliyorum.
Ben sana unutmaman gerekenleri yazmalıymışım gibi hissediyorum. Belki de içimdeki zayıf dürtüyü yazı yazarak eyleme dökmemin tek amacı bile budur: Unutmaman gereken asıl şeyleri sana hatırlatmam.
Sen benim evimsin. Bunu sakın unutma. Her şeyi unutsan bile, bunu asla ama asla aklından çıkarmaman çok önemli. Sen, benim evimsin.
Artık daha kontrollüyüm. Sen de öyle ol. Kırılmıyorum demiyorum. İçimdeki küçük kız hala kırgın. Tekrar tekrar kırılmaya da devam ediyor. Belki sen de kırılacaksın. Sana artık kırılmayacağının sözünü veremem. Ben veremem. Altı ay sonraki ben de veremez. Sonraki de sonraki de... Kimse sana artık kırılmayacağının sözünü veremez. Bunu asla unutma.
Yine de kendini kırmamayı seç. Hep bunu seç. Bu senin pusulan olacak. Bu senin kalbinden uzaklaşmamanı sağlayacak. Bu dünyadaki yolunu böyle oluşturacaksın. Kaybolduğunda bile, aslında hiç kaybolmamış olacaksın.
Sen cesursun. Hareketsiz kalmamaya çalış. Bir kere hareket etmeye alıştıysan, asla ama asla ama asla durma. Bu çok önemli. Kendin için bunu yapmayacaksan bile benim için yapacaksın. Bunu benim için yapmazsan seni asla rahat bırakmam, asla!
Senin bir suçun yok. Sen değersiz de değildin. Bunlar formalite hatırlatmalarım. Bunların doğruluğu içime mühürlendi. O kadar sensiz kaldım ki... o kadar... Bunun açık bir mektup olmasından da benim gibi utanmayacaksın. Utanmayacaksın. Kendine dair hiçbir şeyden asla utanmayacaksın. Ne zihninden, ne kalbinden, ne bedeninden. Hiçbir şeyden.
Biri seninle olmazsa da olmasın. Biri seni suçlarsa da suçlasın. Soğuk mu davranıyor, davransın. Seni istemiyor mu, istemesin. Yalnız mı kalacaksın, kal. Sensiz kalma. Kendini kendinden uzağa asla koyma. Hareket etmeyi, yine söylüyorum, asla bırakma asla. Bu, yaşamına adaletsizliktir.
Artık pek çok şeyi anlıyorum. Pek çok şeyi aştım. Ama yine de... bende bir şey eksik. O şey dilerim ki sende vardır. Var, sende var. Bende de var. Fazlasıyla var. Benim ruhum bundan yapılma. Ama... O kafesten çıktığını umuyorum. Senin için kafes olan her şeyi bırak. Bunu nasıl yapacağım desen de... sende olan şey bu olmalı. Benden farklı olan şey bu olmalı. Umarım öyledir.
Kendini açıklama. Senin buna ihtiyacın yok. Anlaşılmaz. Hala bir yaran varsa, uzaklaşmana rağmen varsa, bunun bile bir önemi yok. İnan bana. Bu hayat sadece bir hediye. Yeteneklerini yaşaman için bir hediye. Sadece onu kullanmamız lazım. Bu kadar basit. Değil diyenler karşına çıkabilir. Değil diyen olaylar da karşına çıkabilir. Ama zihnin, senin kendi zihnin İlkay, asla bu kadar basitten başka cevabı sana söylememeli.
Kendine karşı daima dürüst ol. Kalbini kırmasından korksan bile. Benim kalbim senin için kırıldı, kırılıyor. Bunu benim için yap. Benim için kendine karşı daima dürüst ol.
Senin bir zayıflığın yok. Sen güçlüsün de demeyeceğim. Belki de değilsindir. Ne önemi var? Bunu bahanen yapma. Sen sensin İlkay. Sen sensin ve sadece bu kadar.
Seni çok sevdiğimi asla unutma. Sana sarıldığımı, ihtiyacın olduğu her anda bunu daima ve hep ve her koşulda yapabileceğimi asla unutma. Yanında olduğumu, hep içinde olduğumu, nerede ne yapıyorsan yap seni desteklediğimi ve koruduğumu asla unutma. Bazen senin için ağladığımı, senin için gülmek istediğimi asla unutma. Benim için yaşa, benim için değerli hissettiğin bir hayatı yaşa.
Geçmişten,
Sevgiler.
![]() |
| Sen hala aynı kızsın, kendinden kaçma. |

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder