Baharımızın İlki.

 

Her ne kadar havalar baharın değil, kışın başlangıcıymış gibi hissettirse de; ben bu tarihleri çok seviyorum. 21 Mart civarını. Genelde bahar aylarında gevşediği rivayet edilen gönül yayları bende tam tersi olarak tam da bu aylarda toparlanıyor diyebilirim. Aklımın başıma geldiği zaman dilimi genelde ilk bahar sezonudur. Çünkü artık iki boyutlu varoluştan çıkıp üçüncü boyutun hareket diyen başka da bir şeyi kabul etmeyen mantığına nihayet gelirim. Düşünmez, var olurum.

Bu bayram bir çeşit alışkanlıkla başlamıştı. Zaten bir bayram için en son 2019 yılında falan heyecanlandığımı hatırlıyorum. 2022 de fena değildi şimdi... ama yine de 2019 daha bir güzeldi. (Ama bak 2016 en iyisiydi!) Yazdı bir kere ötesi mi var... Sonra yavaş yavaş havalar soğuduğundan olacak, bayram ve bayramlık algım da kendini salmaya başlamıştı. Bu bayrama yaklaşırken uyku düzenim nanaydı. Gerçekten gece uykusunu yaklaşık bir ay boyunca yaşayamadım ve ne kadar çok düzenlemek istesem de bunu başaramadım. Bu da bizlere nur topu gibi, ve itiraf etmeliyim güzel, yazılar verdi. Uykusuzken hep çok daha uç, tuhaf, gerçek ve bu nedenle güzel yazarım. Ama ben bir insan organizması olduğumdan dolayı gece 11-4 arasında da uyku alıp bedenimi beslemek gerekliliğindeydim... (hala gerekliliğindeyim).

Bunu dün gece nihayet başardım. Ruhumun derinliklerine kadar uyumuşum yeminle. Dinlenmek böyle bir şeymiş sevgili okurcuğum, gerçekten kendime geldim. Uyumak insana güzellik de veriyor bu arada. Ne zaman uykumu alsam, yeryüzünde gördüğüm (ben asla abartmam) en güzel yüz aynadan bana bakıyor oluyor ve bu da bana hayat yaşanmaya değer mesajı veriyor. Gerçekten, uykumu almış yüzüm bu hayatta sahip olmak istediğim tek yüz. 

Bu bayramın ilk gününden önce de gece doğru dürüst uyuyamadığımdan bir hevessizdim yalan yok. Bundan dolayı mı bilmem, ilk gün gerçekten keyifliydi. Hatta akşamına yorgun argın da olsam sana bir yazı yazayım diye düşündüm. Şöyle en nostaljik, en duygulusu... en mutluluk yazılısından. Sonra dedim, dur dur dur İlkay dur nazar etcen kendi kendine... Bir ikinci gün de geçsin hele, dedim. Neyse zaten akşam uyuyakalmışım gece uyandım. Tahmin et ne oldu ki... İkinci güne de uykusuz başladım. Yine de erken kalkmam gereken o saatte kendi başıma uyanmam bir başarıydı. 

İkinci gün de yorucu ama güzel geçti. Gerçekten güzeldi hatta bu kadar keyif almayı beklemiyordum. Sonra akşamına bir yazı yazsam mı dedim... Ama gözümden bedenimden varlığımdan o kadar uyku akıyordu ki, yazacağım yazı ya çok uç bir şey olur ya da kötü olur silerim kesin diyerek o işlere kalkışmadım. Zaten bir gece verdiğim yazı yazma arası içimdeki yazma, hayır bu değil, anlatma, kendi hislerimi anlatma daha doğrusu, açlığımı bastırmıştı. Artık toktum!

Bu bayramda doydum gerçekten. Güzel yemekler, tatlılar yedim, çay içtim, bir sürü çocuk gördüm ve ilginçtir hala harçlık alabildiğimi fark ettim. Beni darlayan sorular duymak bir yana, destek konuşmaları işittim ve bunu zorlama bulmadım, aksine gerçekti. Uzun aylardır hissettiğim yalnızlığı hissetmedim ve bir anlığına az kalsın ulan ben kendimi mi doldurmuşum yoksam dedim. (Yok o kadar değil). 

Neyse yani doydum.

21 Mart benim için niye önemli dersek... Önemli değil, sadece dediğim gibi ben herkes Mersin'e giderken tersine giden bir farklı kişilik (!) olmayı seçtiğimden aklım başıma havalar yumuşayınca eriyor. Bir de tabi sanırım en sevdiğim mevsim olan ilkbahar sezonunda bir şeyler için emek vermeye dair daha kararlı oluyor olabilirim. Tabi bu yıl kış uzun sürdü ama ilkbahar er ya da geç doğacak, biliyoruz.

Bir de eski bloğumun ilk yazısını 21 Mart'ta yayınlamıştım bundan tammmmmm, dur bakim kaç yıl önceymiş yavv, 11 yıl önce. Vayy be. Bunu her yıl anımsıyorum biliyor musun? Seninle tanışma ihtimalimizin doğduğu ilk gün 21 Mart'tı sevgili eski veya yeni okurum, yaaa. O nedenle bu tarihi severim.

Teorik olarak bugün baharın ilk günü, veya ikinci?? Baharımızın ilki güzel geçsin inşallah.

Bay bayy.


bir şeyler dinlemek için tıklayabilirsiniz.


eski baharlardan (baya eski) bir an.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar