Zaman hızlı geçiyor değil mi? Bunu en çok da küçük kuzenlerimin büyüyüşüne tanık oldukça anlamaya başladım. Onların doğduğu günleri bile anımsıyorum. Küçüklük fotoğraflarına bakıyorum. Oradan oraya koşuşturmalarını ve beni içten içe (sinir demeyelim de hani) germelerini hatırlıyorum.
Biri kocaman delikanlı oldu. Boyu yakında benim boyumu da geçer, belki geçmiştir... Çocukken nasıl da hareketliydi. O halini unutmuş gibi şimdi kardeşinden şikayetçi oluyor. Eh haklı çocuk. Kardeşi, az bıdık değil ya... O doğduğunda üniversiteye gidiyordum, varın olayı siz kavrayın. :) Şimdi bu yıl ilkokula başlayacak, vay be. Ah be zaman. Hareketli mareketli ama bana oğlan çocuklarının ''sevimli'' (kızmayın) olabileceğini kanıtlayan çocuktu kendisi. Tüm fırlamalığına karşın. Ama ona ne zaman baksam, yüzüme yüzüme geçen zamanı vurur...
Hele kızlar, kocaman oldular. Onun doğum gününden bir fotoğraf paylaşmıştım yıllar önce. Nasıl küçüktü... Küçücüktü. Şimdi benden iyi makyaj yapıyor. Hatta bana da öğretsin diyeceğim o kadar. O doğduğunda liseye gidiyordum. Bana ''İlkay o bebek kardeşin mi'' demişlerdi de afakanlar basmıştı, ne münasebet bu yaştan sonra aaaa, gibisine.
Onun kardeşi hele... En bıdığı en. Vay be yaşlandım.
Ben onların teyzeleri gibiyim aslında. Aranda yirmi küsur yaş olan kuzenin mi olur Allah aşkına ya? (veya hadi 15 olsun...)
Ben küçükken, tektim. Büyük ananenin evindeki maceralarım tekti.
Kardeşimin doğacağı günü anımsıyorum. Ben de küçücüktüm. Annemle babam hastaneye gitmişlerdi de ben kardeşimin doğarak geleceğini asla anlamamıştım. Kardeşimin annemin içinden çıktığını öğrendiğimde ne düşündüm bilemesem de, şu yazımda da anlattığım üzere, benimle oynayamayan, hatta çikolata bile yiyemeyen ve üstüne durmadan ağlayan bir kardeşimin eve gelmesi beni germişti.
Benim hamurumda bir ablalık hep vardı ama. Çünkü ben hep çevremdekilerden büyüktüm. Anneannemlerin komşularından olsun, teyzemin arkadaş çocuklarından... Ben hep ''küçük abla'' da olsam, ablaydım. Bundan hoşlanırdım itiraf ediyorum. Bana saygı duyacaksınız, tavırları bende hep vardı sanırım.
Anneannemlerin mahallesinde iki yakın arkadaşım vardı. Benden bir yaş büyüklerdi de ne çok ortak nokta bulurlardı. Onlara bozulurdum. Bir yaş ya, diye düşünürdüm, üstelik ben yılın başında doğdum!
Anneannemlerin salonunda evde veya odada kimse yokken halıya uzanıp bacaklarımı koltuğa uzatırdım. Odadan görebildiğim dünyaya, yani tavan ve pencereden görülen gökyüzü, tersten bakardım. Düşünürdüm, bunu ilginçtir net hatırlıyorum, büyümek istiyorum derdim hatta. Sesli derdim bunu. Ama çok değil, diye de eklerdim, biraz. Şöyle... 12 yaş civarına gelsem yeter (o sırada 9 yaş dolaylarında olmalıyım).
14 yaş dolaylarımda, yıldız mesailerim başlamıştı. Beni gece göğüne çeken neydi bilmesem de, o parlak yıldızlara bakıp düşünürdüm. İlginçtir, o zamanlar kelimelerle değil de görüntülerle düşünürdüm. İlk kurgularımı bu gecelerde yarattım. Vampir prenses, evet, o bana benzeyen bir prensesti. Şöyle... 17 yaş dolaylarım mıydı acaba? Sonuçta vampirler, evet, genelde 17 yaşındadırlar.
Hayır, bu vampir prenses daha büyüktü biliyorum. Belki 20? 20 yaşında gibi görünüyordu ama aslında 1000 yaşında falandı. Güzel bir kurguydu. Hatta bir deftere yazmıştım. O defter hala duruyor mu bilmem. Hızımı alamayıp birkaç bölümünü wattpadde bile paylaştım.
Çok tuhaf ama o vampir prenses gerçekten tip olarak bana benziyor. Özellikle saçlarımı belli bir şekilde yaptığımda, 14 yaşımda oluşturduğum o kurgusal hayalim gibi görünüyorum.
Bunda tabii gerçekten vampir olmam da etk-... aman, tipimin genelde pek değişmemesi de etkili olabilir tabi. İçim ne kadar değişirse değişsin, görüntüm genelde hep aynı kaldı. Tamam biraz değişti, özellikle bakışlarım bence değişti...
Çok küçükken periye benziyormuşum gerçekten. Sivri bir yüzüm ve kulaklarım var. Somurttuğum bir küçük fotoğrafım var da, utanmasam seninle paylaşırdım. Bence çok tatlı ama yüzümden neşe akıyor maşallah o yaşta. Somurtuk peri.
Hatta bir küpem var kulağımda da, o küpeleri kulaklarıma sığmayana kadar hunharca taktığım aklımda. Acaba hangi noktada annemgil kulaklarımdan çıkarmış onları ve sonra ne yapmış? Resmen kulaklarımla bütünleşmişti (kulak deliklerim kapanmasın diye herhalde).
9 yaşında bilmeden yaptığım zamannnn ileri aksın büyüsü işi biraz ciddiye almış gibi görünüyor.
![]() |
| Bahsettiğim fotoğrafımın yapay zeka ile animeleştirilmiş versiyonu. Hatta inanır mısınız geçen yıl rastgele çekildiğim bir fotoğrafım aynı bu fotoğrafa benziyor, ilginç ve komik gerçekten. |

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder