Gecenin bizzat kendisi.

 

İçimde aniden beliren bir sıkıntı oldu. Aslında şu anda zihnimi kurcalayan bir mesele ilginçtir yok ancak... Tamam, gerek toplumsal gerek kişisel meseleleri ve meselelerimi düşündüğümde içime sıkıntı verebilecek bir sürü neden sıralayabilirim ancak tüm bu nedenler zihnime hücum eden genel bir karamsarlık veya çelişki tablosu olur.

Bu seferki ise farklı. Hani yürek daralması da denir ya, denir mi - mesela sen der misin, işte bana ondan oldu. Gece havasının puslu serin havasını soluyunca biraz rahatladım gibi ancak bu da tam bir ferahlık olmadı. Yazsam mı, dedim; iyi de neyi yazacağım ki... Öte yandan, hadi yine bir şeyler uydurup yazdım, bunun bana veya bir başkasına faydası ne?

Ben genel olarak faydacı bir bakıştan yazmam, o ayrı. Ancak bir (blog) yazım en azından benim zihnimi açmalı. Zihin kolay, yersek, ama içimiz... İç? Nerededir, iç? İçimiz?

Bilmiyorum. Bu sadece bir çeşit iç daralması, bunu biliyorum. Yazınca da geçmeyecek. Çünkü spesifik sebep açığa çıkmayacak. İç daralmalarını zihin daralmalarından farklılaştıran da zaten bu değil midir: Kendiliğinden (!) gelir ve kendiliğinden (!) gider. Zihin sıkışıklığında kilit düşünceyi bulup çekersin, öyle geçer ama iç... İç sıkıntısı başkadır. Nerede başlar, nerede biter?

Gece havası gibi fiziksel etkenler onu rahatlatabilir sözgelimi. Bu hava beni kaplarken, ben sadece yürümek istiyorum diye düşünmüştüm. Tehlikeli olmasa, gece tek başıma bu güzel havada yürür ve yürürdüm. Böyle düşündüm. Böylece iç sıkıntım geçer miydi bilmesem de, en azından güzel bir gece havasının her yanımla bir arada akması hoş olurdu. Gecenin içinde yer almak değil, geceyi hissetmek hoş olurdu.

Geceye dair sevdiğim çok fazla şey var. İlk sırada, hayır yıldızlar, ay veya sessizlik değil, gecenin bizzat kendisi geliyor. Gecenin gece olma halini seviyorum. Gecenin kendisi olmasını. Gecenin havası, serinliği, yapısı farklıdır. Bunu başlı başına seviyorum. 

Gece havasının içimde aniden beliren mi bilmesem de aniden hissettiğim sıkıntıyı bir nebze dağıtması da bundan olmalı. Havasının durgunluğu mu, gecenin kendiliği mi, bana yürüyüş isteği gibi bir farkındalık veya bir yazıma temel vermesi mi... Bilmiyorum. 

Bildiğim tek şey gece havasının bana olmasa da, iç sıkıntıma biraz iyi gelmiş olması.

Sahi, acaba içim neden (aniden) sıkıldı?

(Belki de cevabı bilmek istemiyorum.)

En iyisi bir kendime okuyup üfleyim...





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar