![]() |
| Anneannemi bana anımsatan bir diğer şey de aşuredir. :) Böyle çok şey var, belki yine yazarım bir ara. |
En sevdiğim şeylerden biri de birileriyle dinlediğim müzikleri paylaşmaktır. Bazı müzikleri o dinlediğim anda çok severim. Sanki içimden geçen her şey, o müzikmiş gibi hissederim. Bu hissimde yalnız olmadığımı biliyorum. Ama şu konuda yalnız veya az sayıda kişiyle ortak noktada olabilirim belki, o da şu... Ben tam da bu nedenle, her zaman olmasa da en azından çoğu zaman, bana o an çok yakın olan o müziği herkesle paylaşmak isterim. İçimdeki bir şeyler titrediği için sanırım. Bazen usulca, bazen hızlıca; ama titrediği için. Paylaşmak isterim. Bu nedenle de instagramda paylaşmayı en sevdiğim şey dinlediğim müziklerdir!
Burada da sana hediyeler bıraktığım oldu tabii.
Ama bazen yazı bile paylaşmak istemiyorum. Belki de yazının anlatamadığını
müzik anlatıyor diye müzikleri paylaşmak beni bu kadar heyecanlandırıyordur.
Aslında kelimeler de sesin katılaşmış, şekle girmiş halinden başka bir şey
değildir. Ancak ses... o daha özgür. O daha yaygın, her yerde. Bu nedenle geniş
bir his tanımlaması yapabilir. Kelimelerse sınırlar. Sınırlamak da gereklidir
tabi. Bazen hele çok gereklidir. Çünkü sınırladığında, o geniş açıklığı keşfedersin.
Kelimeleri kullanarak o yayvan hisse ulaşırsın. Ne tuhaf... ikisi iç içe.
Birbirinden ayrı değil.
Müzik, kelimelerin erimiş hali olabilir. Belki de
bu nedenle dinlediklerimizden yeni düşünce ve hisler oluştururuz. Tıpkı bir
heykeltıraşın mermere şekil vermesi gibi. Belki de bu nedenle, o anki
düşüncelerimizi korumak için, üzgünken daha üzgün hissettiren parçalara yönelir
bazısı. Müzik düşüncelerimizin şeklini değiştirmesin de, acımızı derinlemesine
içimize basalım diye. Ama bu, patates baskı değildir. Veya parmak boyası.
İçimize bastırdığımız düşünceleri daha doğru seçmeye dikkat etmeliyiz. Bazen de
neşeliyken veya neşelenmek isterken pop parçalar falan dinleriz. Bazıları belki
cool, tehlikeli veya kahraman hissetmek için rep dinler (üzgünüm şu türe
ısınamadım :).
Ya da türkü dinleriz. Neden dinlerim türküleri?
Bunun üstüne hiç düşünmemiştim. Türküler bana anneannemi hatırlatır. İlkokula
giderken en çok dinlediğim parçalardan biri de ''kesik çayır biçilir mi? sular
soğuk içilir mi? bana yardan geçti derler, seven yardan geçilir mi?'' idi.
Anneannem otururken, uzanırken, tv'deki program reklama girdiğinde veya
ilgisini kaybettiğinde, yemek yaparken, iş yaparken, otları yolarken,
çiçeklerine bakarken ve daha başka işlerinde hep bir şeyler mırıldanırdı. Ama
benim hafızamda en çok bu türkü kaldı. Çünkü çok sevmiştim. Anneannemde seviyor
olmalı, çünkü bu türküyü daha sık söylerdi.
Yazı yazarken ve mutlu hissetmek istediğimde
anneannemi gözlemlediğim çocukluğuma sığınıyorum. Bana güvenli bir yeri
anımsatıyor. Belki de o benimle türkülerini paylaştığı için, ben de dinlediğim
müzikleri paylaşmayı seviyorumdur. Hiç bu açıdan düşünmemiştim aslında ama
olabilir, neden olmasın ki; hatta mantıklı ahahahhah.
bir şeyler dinlemek için tıklayabilirsiniz.
Not: Bu yazımı 26 Mayıs 2025 tarihinde ilk kez paylaşmışım. İçinde anneannem olduğu için de yeniden paylaşmak istedim. Blogda anneannemle çekilmiş bir ''yazımız'' olsun.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder