Haziran Yazılarım.

Bu fotoğraf muhtemelen hazirana ait değil ama olsun.
Ben o yaşlı çifti bu konumda görmüştüm. Bir haziran ayında.

Yeni Ayın İlk Günü | Haziran 2022 (01.06.22)

Mayısın son gününde çok güzel bir gün yaşadım. Ama tüm o anların içinde sarıp sarmaladığım bir an var. Bir yanımda parıldayan deniz vardı, diğer yanımda ise kalbimde parıldayan iki insan. Bazı insanlar iyi ki var. Bu sayede bazı anları ''iyi ki'' diyerek anımsayabiliyoruz.

Çok sonrasında bile anımsamak istediğim bir şey daha var. O yüzden yazacağım. Bu sahnenin arka planında bir çift vardı. Birbirlerine olan aşklarını daha ilk bakışta bile anlıyordun okur. Onları yalnızca denizi arkalarına aldıkları bir açıyla gördüm. Beyaz saçları birbirlerine değiyordu ve mutlu görünüyorlardı. O anı anımsamak bile beni neden duygusallaştırıyor böyle? Bilmiyorum ama... Saçma! :) Çünkü çok güzellerdi. İnsanı neşelendirecek kadar güzel.

Bu ay mezuniyet törenim yapılacak. Aslında bundan kaçıyordum. Mezun olmak beni korkutuyordu. Korkuma başlangıçta hüzün adını vermiştim. Ama sanırım değil. Sadece korku. Çünkü hüzünlenecek kadar derin yaşantılar elde edemedim sanıyorum ki. Ve yine sanıyorum ki, asıl hüzünlü olan da bu. :) Olsun. Mayısın son gününde bu konu aklıma geldi. Artık başlamak istediğimi düşündüm. Yeni döngüme.

Mayısı hazirana bağlayan bu gece rüzgar esiyor. Gökyüzü açık ve yıldızlar orada. Az evvel bir yazı yazdım. Daha evvel buruşturup çantamın dipsiz köşelerine terk ettiğim kağıttan yansıyan kelimelerden oluşmuş zorlukla sonuna gelebildiğim bir yazı. Sanırım bu bir başlangıçtı. En azından hislerim bana böyle söylüyor. Bu sefer fısıldayarak değil, baya baya duyulur bir sesle.

 

bir şeyler dinlemek için tıklayabilirsiniz.

 

2026'dan Okura Not: Bu gerçekten başlangıç olmuştu ama ardı gelmedi... O gün bir yazı yazıp bir dergiye yollamıştım. Hemen kabul edilmişti. Yeni bir dergiydi. İlk sayı e-dergi olarak çıkmıştı. Sonra galiba uzun ömürlü bir dergi de olmadı. Benim kararlılığım da aynı şekilde uzun ömürlü olamadı.

Not 2: 2023 Haziran yazısı yok. Çünkü blog yazmadığım nadir zaman dilimlerinden birine tekabül ediyor.


Haziran. (01.06.24)

Her yeni ayın başlangıcı bana yeni bir yıla girerken hissettiğim hisse çok benzer bir heyecan verir. Bu his tıpkı... tıpkı... Bomboş bir sayfaya yazmaya başlamadan evvel hissettiğim hisse benzer! Öyle heyecanlı hissederim. Bu, bazen içim içime sığmıyor heyecanı olur. Bazen, çekingen bir kalp guruldaması. Bazense, telaşsız bir kabulleniş. Bu sonuncusu pek olmaz bana. Kulağa iyi bir şey gibi geliyor, yani pek olmaması. Ama öyle değil; çünkü, kabulleniş kelimesi de omuzlarını düşürmüş bir anlama gelmiyor. Bu daha çok sakin, sessiz, serin de sıcak da hissettirmeyen ve en sevdiğim yerlerden birinde, boş bir sayfanın karşısında olduğum için, iyi hissettiğim bir haldir.

Bu kabulleniş, aynı zamanda, uzun zaman kahve içmedikten sonra içtiğim ilk kahve gibi de hissettiriyor. Ama bu kafein yoksunluğunun verdiği his gibi değil. Hayır, kafein guruldaması gibi de değil; beyin guruldaması gibi de. Belki dalak falan? Ahahah, şaka! Burada hiçbir yer guruldamıyor. Sadece gecenin sesi var. Gecenin güzel sesi. Sanırım şanslı biriyim; çünkü şu an dikkat verdiğim ses gerçekten güzel. Klavye tıklamaları ön planda... sonra hemen ardından eski bilgisayarımın nefes alıp verişi ve sonra... Şaka-

Bugün yeni ayın ilk günü. Bu sence de huzurlu değil mi? Bir de üstüne haziran! Yeni mevsimin ilk günü. Tamam bu o kadar da huzurlu gelmemeye başladı şimdi kabul ediyorum yıl yarılanmış ama yine de... Bu sefer bir yerim guruldamıyor, eminim! Tek nefeste sonsuz bir cümle yazabilecek denli enerjiyim. Üç nokta... Nelere kadirsin!

Yaz mevsimini pek sevmem. Geçen yıl seviyorum demiştim ama yanılmışım. Yine de haziranı severim. Perhizi bilmem ama lahana turşusunu da severim o yüzden birbirine uymuyor gibi görünen sevdiğim kombinasyonları yargılama lütfen. 

Bu ay, güzel bir ay olsun. Hiçbir yerimizin guruldamadığı, bize ne sıcak ne soğuk ama kesinlikle ılık bir huzur hissettiren, bizi gülümseten bir ay. Tüm güzel şeyler gibi yani.

Sen ne hissediyorsun, haziran ayına dair?

Güzel bir ay diliyorum.

Hoşça kalın.

:)


bir şeyler dinlemek için tıklayabilirsiniz. 




2 yorum:

  1. Güzeldir haziran. Severim ben. Yaz gelmiştir artık, deniz mevsimi...Tek kötü tarafı aşırı sıcaklarda doğanın o güzel renklerinin kalmaması.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet artık mevsimlerin dengesi gerçekten çok bozuldu... Yazı pek sevdiğimi söyleyemesem de, haziranı severim ben de :)

      Sil

Popüler Yayınlar