![]() |
| Yazar: Agatha Christie, Çevirmen: Gönül Suveren, Yayınevi: Altın Kitaplar |
Macerayla geçen bir yaşamdan sonra Tommy ve Tuppence Beresford çifti emekliliklerini gözlerden uzak bir kasabada satın aldıkları eski köşkte geçirmeye karar verirler. Nesiller boyunca farklı ailelere yuva olmuş bu eski yapının içerisinde yıllara meydan okuyan sırlar taşıdığını çok geçmeden anlayacaklardır. Buna çocuk kitapları vesile olur. Gizemleri çözmekte oldukça başarılı olan eski ajan Tuppence, evin eski sahiplerinden aldıkları bir çocuk kitabının içine gizlenmiş gizemli bir şifreyi çözer: ''Mary Jordan'ın ölümü normal değil. Bu içimizden birinin işi, onun kim olduğunu bildiğimi sanıyorum!''
Köşkteki tadilat bile tam bitmemişken bu eski ajan çift, kasabada köşkün tarihini ve Mary Jordan'ın kimliğini araştırmaya başlar. Karı koca için yıllar evvel yaşanmış bu olayı çözmek başlangıçta meraklarını gidermek istedikleri uzak bir gizemken, araştırmaları süresince etraflarını kaplayan tehlikeli bir sırra dönüşür. Bazı sırlar çözülmeseler bile bir zaman kapsülüyle saklanmışçasına yıllar sonra bir çocuk kitabı aracılığıyla eski bir ajanın ellerine düşebilir. Bu gizemli olayı çözmeye çalışan çiftin en büyük yardımcıları ise evin köpeği sadık Hannibal olacaktır.
Agatha Christie ne yazsa okurum kategorisine yerleştirdiğim yazarlarımdan. Ona bayılıyorum! Hayatta en çok tanışmak istediğim ilk beş yazardan biri kendisi olabilir. Ondan bir şeyler okumadan evvel ne okursam okuyayım beğeneceğimi düşünüyorum. Elime aldığım kitabının konusunu bile çok irdelemeden okumaya başlamayı ve her şeyi okuma anında öğrenmeyi seviyorum. Bu kitabını da gözlerimi kapatıp ellerimi kitaplar arasında dolaştırırken rastgele seçtim. Gözlerimi açtığımda yalnızca kitabın ismiyle karşılaştım: Kader Kapısı. Bu isim bana pek bir gizemli geldi.
Kitabı severek okudum. Ancak kitabın bir serinin taaaa beşinci kitabı olduğunu 1000 Kitap hesabımda kitap alıntılarını not alırken keşfettim. Christie'nin bu kitabında bizi ne Hercule Poirot, ne de Miss Marple karşılıyor. Bu roman Tommy ve Tuppence çiftinin yıllara yayılan maceralarından emeklilik günlerinde yaşanmış bir olayı konu ediniyor. Olay kendi içinde bir akışa sahip olduğundan, kitabın bir seri akışının devamı olması benim kafamı olayları anlayamayacağım şekilde karıştırmadı. Yalnızca kitap içerisindeki çiftin eskiden çözdüğü bazı davalara yapılan kimi atıfları anlayamadım ancak bu durum bu kitapta geçen olayı anlamama da engel olmadı. Yalnızca, kitapta işlenen olayın sonuç kısmını zorlama bulduğumu ve daha doyurucu bir sonla karşılaşmayı umduğumu söyleyebilirim.
Çiftin gençlik yıllarındaki maceralarını da merak ediyorum. Onlarla tanıştığım için mutluyum. Christie kitapları bana keyifli zaman geçirten, okurken eğlendiğim ve kafamı yormayan ancak malesef içeriklerini çok çabuk unuttuğum kitaplar. Bu zamana kadar hatırı sayılır sayıda Agatha Christie kitabı okumuş olmama rağmen malesef çoğunu büyük oranda unuttuğumu itiraf etmeliyim... Yine de polisiyenin kraliçesi olan Christie'nin zekice yazılmış keyifli dedektiflik romanlarını okumayı seviyorum.
Kitaplarla kalın.
ALINTILAR
İnsan hiçbir zaman ne yapmak istediğini tam anlamıyla bilmiyor. (Sayfa 11)
Yani demek istediğin o kitapları bugün bulamıyorsun. Zaman zaman yeni baskıları yapılıyor, ama çoğunun içerikleri değiştiriliyor. Resimleri bile farklı. Geçen gün Alis Harikalar Diyarında adlı eserin yeni baskısını gördüm, doğrusu kitabı tanıyamadım. İçindeki her şey çok garipti. (Sayfa 14)
İnsanın hep umudu olmalıdır. Hayatta bundan daha büyük, daha değerli bir şey olamaz. (Sayfa 16)
Ah... İnsanlar hiç belli olmazlar. Öyle değil mi? Bazıları hiç de göründükleri gibi çıkmıyorlar. (Sayfa 68)
İmkansız şeyleri düşünmektense kahvaltının keyfini çıkarmalı. (Sayfa 82)
Ama dilek tutma işinde hep hile yapardım. Gerçekleşeceğinden emin olduğum bir dilek tutardım ve gerçekleştiğinde bunun bir mucize olduğunu düşünürdüm. (Sayfa 86)
Tanrı aşkına, Tommy bu yıllar önceydi. Kendimize Genç Maceracılar adını takmıştık. Bugün artık bunlar gerçek değilmiş gibi görünüyor değil mi? (Sayfa 93)
''Sen bana bakmaktan her zaman zevk almalısın. Yaşım ne olursa olsun, karım hala çok güzel, diye düşünmelisin.''
Tommy güldü. ''Tuppence, sevgilim. Bana her zaman olağanüstü güzel görünüyorsun. Sol kulağından sarkan örümcek ağı da sana bambaşka bir hava veriyor. Tıpkı İmparatoriçe Eugenie'nin buklesi gibi. Resimlerde imparatoriçenin o buklesi daima kulağının üzerine düşer. Üstelik senin buklede bir örümcek bile var.'' (Sayfa 97)
İnsan bir şeyi hatırladığı zaman bazen buna kendisi de şaşar. (Sayfa 111)
Çocukların mutlaka pahalı oyuncaklardan hoşlanmaları gerekmiyor. Bazen bir ip parçası veya bezden bir bebekle oynarlar. Ya da göz yerine iki potin düğmesi dikilmiş bir halı parçasıyla. Bunun bir ayı olduğunu düşünür onlar. Çocukların oyuncaklar hakkında kendilerine özgü bazı fikirleri vardır. (Sayfa 141)
'Güle başka bir ad takılsaydı çiçek yine de güzel kokardı.' Bunu Juliet söylüyor değil mi? Shakespeare bazen kahramanlarına ne kadar da saçma sözler söyletirmiş! Ama elinde değilmiş. Çünkü o bir şairmiş. Açıkçası ben Romeo ve Juliet'i pek sevmem. Aşk uğruna intihar... (Sayfa 153)
Yeni dünya eşittir para. Zaten her şey dönüp dolaşıp paraya dayanıyor. (Sayfa 158)
Bu, bu yer... evimiz... şu güzel yeni köşkümüz... bahçemiz... Sanki, sanki burası bize göre değilmiş gibi... Oysa köşkün tam bize göre olduğunu düşünmüştük. (Sayfa 168)
Artık hiçbir şey hatırlamak istemiyorum. Geçmişi düşünmeyeceğim... Eskiden olanlara sadece beni daha yukarılara çıkaracak bir basamak, bir merdiven gözüyle bakacağım. (Sayfa 169)
Ama kader bize başka şeyler hazırlıyormuş... (Sayfa 245)
Etrafındakileri kandırmak... Bu da oldukça eski bir hikaye ve pek eski bir oyundur. (Sayfa 252)
Not: Bu kitap yorumu yazısı reklam değildir, kitap önerisidir.
.jpg)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder