Yanılgılar artık onu bunaltıyordu.

 

Küçük Bir Kesit #20 

Genç kız derin bir nefes aldı. ''İşte başlıyoruz.''

''Neye?'' diye sordu genç adam şaşkınlıkla. 

''Neye olabilir şaşkın?''

Genç adamın boş bakışları genç kızı gülümsetti. ''Yaşamaya.''

''E şimdiye kadar n'apıyorduk, hava çarptı galiba.''

''Şimdi ben çarpacağım göreceksin,'' dedi genç kız kocaman gülümseyerek. Genç adam genç kızın gülüşünü her gördüğünde adeta büyülenirdi. Böyle anlarda genç kızın ağzından dökülen kelimeler ona adeta sihirli gibi gelirdi. Her ne kadar kimi zaman azarlansa da.

Genç kızın kafasına esip gittiği zamanlarda genç adam kendini çok yalnız hissederdi. Genç kıza sitem de işlemezdi ki... Bu dünyada ona işleyebilecek bir şey var mı, diye düşünürdü genç adam kimi zaman. Bu düşünce onun gururunu zedelerdi. Neden derdi, neden böyle olmak zorunda...

''Böyle olmak zorunda,'' dedi genç kız düz bir şekilde.

Genç adam afalladı. Bazen böyle şeyler olurdu. Sanki genç kız, genç adamın düşüncelerini okuyormuş gibi konuşurdu. Genç adama bu durum çok garip gelirdi. Belki de gerçekten okuyordur diye düşünürdü. Garip biriydi genç kız. Genç adama gurur yaptıran da işte tam olarak buydu. Ben bu kadar kolay okunabiliyorum demek ki, diye geçirirdi içinden. Ama ya o? Ben neden onu anlayamıyorum. Neden? Bu kadar kolayca olmasa bile, en azından biraz...

''Yollarımızı ayırmanın vakti geldi Ozan,'' dedi genç kız. 

Genç adam kalakaldı. 'Yollarımızı ayırmak mı' dedi zorbela. 

''Evet yollarımızı ayırmak.''

''Ama... Ama neden? Hem sen neyden bahsediyorsun?'' diye kekeledi genç adam.

''Birbirimize iyi gelmiyoruz. Birlikteyken her şey güzel gibi geliyor ama bu... Bu bağımlı bir şey. İnsanlar bir şeyleri yaparken kendileri için yapmalı en başta. Ama sen... Ve hatta ben de, bir şey yaparken ilk düşündüğümüz onu birbirimize göstermek bir şekilde. Bu ilk etapta güzel geliyor doğru ama ya sonrası... Kendin için yaşamıyorsun Ozan. Ben bunu istemiyorum. Ben benim için yaşayacak birini değil, benimle yaşayacak birini istiyorum. O yüzden... O yüzden şimdilik bitmeli.''

''Şimdilik mi?'' dedi genç adam fısıltıyla.

Genç kız sessiz kalmayı yeğledi. 

''İstediğin zaman gelip istediğin zaman gidebileceğini mi sanıyorsun!'' dedi genç adam hiddetle. Sanki etraf bulanıklaşmıştı. Şimdi odağında yalnızca genç kız vardı. 

Genç kız kararlıydı. ''Şimdilik Ozan, şimdilik. Belki bir gün yeniden buluşuruz. İşte o gün seni dinlemek istiyorum. Müziğini dinlemek. Artık çabalamaktan yoruldum. Seni çabalatmaya uğraşmaktan da. Anlıyor musun?''

''Anlamıyorum...'' dedi genç adam sıktığı dişlerinin arasından. Oysa genç kızı çok iyi anlıyordu. İstemediği kadar iyi anlıyordu hem de.

Genç kız genç adamın yanağına hafifçe bir buse kondurdu. Varlığı gibi hafifti. Hisleri gibi hafif, diye düşündü genç adam. Yanılıyordu. Genç kız bunun da farkındaydı. Tam da bu yüzden gidiyordu. Yanılgılar artık onu bunaltıyordu.

(19.10.19)

 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar