Yeryüzü Güncesi #17
(14.12.24)
Genç kadın gecenin içinde siyah bir gölgeydi.
Elindeki ince mumu bir sağa bir sola sallayarak karanlığın içinde şekiller
çiziyordu. Önünde uzanan manzarada parıldayan küçük ışık noktaları ondan çok
uzakta gibiydi. Gece serin olsa da genç kadın bunu fark etmedi. Nihayet hava
durumuna göre giyinmeyi öğrenmişti!
''Kim var orada!?!''
Genç kadın aniden ayaklandı. Rüzgar, elindeki
mumu söndürmüştü. ''Kim var...''
''Mırrrr...''
''Annecimm, senin burada ne işin var?''
Bezelyecik'in sarı beyaz tüyleri gölgeler
arasında titreşiyordu. Acele adımlarla anneciğine pati pati koştu.
''Bezelyecik gel buraya, bu soğukta niye
buradasın aaaa.''
Genç kadın, Bezelyecik'i aldı, sarıp sarmaladı.
Hava rüzgarlı olmasa da serindi. Öyle ki, sıkılmaktan hiç hoşlanmayan
Bezelyecik bu sarma işine mırını çıkarmıyordu. Atkı, saç ve ceketin
sıcaklığında kaybolmuş, halinden memnun gibi görünüyordu.
Bezelyecik anneciğine dil ve bıyık kondurmakla
yanıt verdi. Bu küçük öpücükler genç kadını hafifçe güldürdü. ''Seni
yaramaazz... Böyle yaparak azarlanmaktan kaçamayacaksın! Hele bi' içeri girelim
de...'' Genç kadının ayaklanmasıyla Bezelyecik sarıldığı yumağa daha da
sokuldu. ''Ne oldu anneciğim?''
''Mıırrrr...''
Genç kadın adım attıkça Bezelyecik ona
tırnaklarını geçiriyordu. Tabii, anneciğinin canını hiiiç acıtmadan...
''Annecim anlamıyorum, ne oldu ne istiyorsun
söyle...''
''Mıırrr...''
''Tamam tamam tamam... Anladım seniii. Hadi gel
biraz gezelim; ama sonra içeri gireceğiz tamam mı?''
''Mıırrr!'' Bezelyecik pençelerini çekmişti.
Genç kadın Bezelyecik'i çatının en ucuna, sonra
öbür ucuna götürüp görebildikleri her yeri izletti. ''Bak annecim burada Ayşe
teyzegiller, şurada Burcu ablangiller... şurada da...'' Böyle böyle iki
dakikada tüm geceyi gezdiler. Tam o anda koca bir ışık topu üzerlerine
geliyordu!
''AAAAAA!'' Genç kadın gayriihtiyari yavrusuna
sarılmıştı. Bezelyecik mırlamakla yetindi. ''Ay meteormuş ödüm koptu...'' Genç
kadın Bezelyecik'e göz atıp güldü. ''Mama denizinde tatil falan mı diledin
Bezelyecik söyle söyle çekinme, benden sır çıkmaz.''
Genç kadın uzaklardan gelen belli belirsiz
mırıltılar işitti. Bu seferki Bezelyecik olmadığına göre... Yoksa! ''Ah, sen
gelince korkudan kulaklığımı fırlatmışım Bezelyecik. Daha yeni almıştım
bozulmamış olsa bari!''
''Bezelyecik üzgünüm annecim. Sesli dinlersek
komşular kızarlar, şşşş, evet Fatma teyzegiller de kızar. Hani su vuuuu'su olan
teyze yaaa, şşş...''
Genç kadın ve sarıldığı yumak, gecenin içinde
dönen bir gölgeydi şimdi. Bezelyecik rahatlamış gibi görünüyordu. Annesi onu
sıkı sıkı sarmış, yıldızların altında dansa kaldırmıştı. Şarkı bitince son bir
kez yıldızlara baktılar. Belki yerini değiştirmek isteyen bir başka yıldızla
karşılaşabilirlerdi. Olmadı. Bir gece bir sıkılgan yıldız bulmak bile büyük bir
şanstı. Bu şansı Bezelyecik değerlendirmişti. Eve dönüp huzurla uyudular.
Yani... Genç kadın uyudu. Bezelyecik gecenin yıldızı olarak bekledi bekledi. Genç
kadın rüyasında ne gördü bilemiyoruz. Uyuyan yüzünden anlamak imkansızdı.
![]() |
| Sylvia Plath: Çizimler. |

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder