Çocukken İzlediğim Çizgi Filmler.

 

Çok çok çok küçükken ne izlerdim... yani Tv'den ne izlerdim hatırlamıyorum. O zamanlar tabi şimdiki gibi değil, sene 1970 ahahahahha... İşte, daha internet çağına çok da girmemişiz. Adımımızı atıp bi' bakıp çıkçam modundayız (ki sonra uyuklama moduna geçip bu çağa yerleştik o ayrı). Daha evvel de bahsettiğim gibi, ben aslında çizgi film cd'lerimi severdim. Bu durum da bizim dvd oynatıcımız bozulana (ve cd'lerim de) kadar sürdü. Tv'de ne izlerdim hatırlamasam da benim Pokemon kartlarım vardı (hala var). Bu kartları çok sevdiğime göre... Evet evet hatırladım hatırladım! Şirinler (ahahhahahah), Sünger Bob Kare Pantolon, Ninja Kaplumbağalar, Tutenstein, Tom ve Jerry, Tweety ve Sylvester, Cedric (üzümlü kekim), Tazmanya Canavarı, Casper (ben de çantası vardı içine oyuncak yemek ve fincan takımlarımı koyardım :), Red Kit (bende cd'si de vardı ve en sevdiğimdi), Taş Devri, Jetgiller, Pokemon... evet ilk dönem çizgi filmlerim olarak bunları anımsadım. Bir de tabii ikinci dönem var.

Bu ikinci dönem olarak ayırdığım kısımda daha büyüğüm. Hem artık sürece kardeşim de dahil oluyor. Hatta bazen babam da dahil oluyordu hahahahah, ne, hatta favorisi vardı ve bunu bana söylemişti. Bu dönemde daha çok Cartoon Network, Disney Channel gibi kanallarda takılmayı seviyordum. Gece uyumamalarım o yıllarda başlamış olabilir. Foster'ın Hayalî Dostlar Mekânı, Ed, Edd ve Eddy, azıcık ucundan Powerpuff Girls ve Johnny Bravo, Dexter'ın Laboratuvarı (babamın favorisi), Genç Ejder ve aslında benim en kıymetlim Cunipır Liiii iş başında... canavarlaaaarr devvlerrr, cunipır liii hepsinin üstesinden gelebilir (ya da böyle bir şey) yani Juniper Lee'nin Maceraları.

Benim aklıma gelmediği için google amcayı biraz gezinerek bunları buldum. Eminim daha vardır ama bunları özellikle de geceleri izlediğim aklımda. Sonra aslında başka çocuk kanallarından da izlerdim. Mesela bir çocuk vardı, ismi Liu mi Lui mi, Luis mi neydi... Wisconsin'da yaşıyordu ve orada hep hortum falan çıkıyordu. Evlerinin bodrumu vardı, her bölümde mutlaka o bodruma saklanırlardı. Neydi o çizgi film ya... Amerika hakkındaki ilk fikrim hortumlarıydı ahahhaha. Ah şu internet iyi ki var cancağızım :) hemencecik buldum neymiş o çizgi filmmm: Afacan Louie.

Aynı şekilde, sanırım bu çizgi film TRT Çocuk'taydı, gotik bir çizgi film vardı hahahahhah. İki erkek kardeş vardı. Böyle... gotiklerdi? :) Bu çizgi filme dair hatırladığım iki şeyden biri bu. İkincisi ise çizgi filmin melodisi. Çünkü sanırım bu melodiyi çizgi filmin kendisinden daha çok severdim. Cegıtlı bir şeydi. Karakterin adı bu muydu acaba? Dur bakalım... Bakındım ama bulamadım. Zaten bence bu çizgi film zaten bu kanalda değildi. Bu kanal için fazla gotik olduğunu düşünüyorum. :) Ama bu kanalda olduğuna daha bir ikna olduğum başka bir çizgi dizi daha vardı. Uzaaayyyy sonsuz boşluk, diye bir girişi vardı. Çizgi filmdi ama belgesel havası da vardı. Sonra yine sanırım bu kanaldaydı, bir leylek vardı, Miss Marple havası vardı bu leylekte. Polisiye bir çizgi filmdi.

Ben de ne çeşitli konularda çizgi film izlemişim vay be, gururlandım küçük Ben ile ahahhahahah.

İzlediğim ilk anime neydi anımsamasam da, ya TRT 1 ya da TRT Çocuk'ta animeler çıkıyordu. Hatta her hafta bir tane çıkardı o ara. Ah bayılmıştım bayılmıştım. Kedili bir anime vardı diye diye gezmiştim hatta yıllarca. :) O animenin adını liseye giderken bulmuştum da neptünler benim olmuştu. Sonra da yeniden Japon animasyon filmlerine sarmıştım. Bugün bile en sevdiğim filmler arasında hep baş köşede adeta bir paket olarak Japon animasyon filmleri yer alır. Sadece Hayao Miyazaki filmleri değil, ki evet Miyazaki dedem eşsiz bir sanatçı ve zanaatkar da aynı zamanda ama ben özellikle de Studio Ghibli'den çıkan animasyonları genel olarak seviyorum. Zaten bu şirkette Miyazaki dedem ve sanatçı arkadaşları işler çıkarıyor.

Sonra her pazar günü, sanırım Fox'taydı, bir Barbie filmi çıkardı da bayılırdım bayılırdım. Genel olarak Barbie filmlerini severdim ama en favorim hep kahverengi saçlı Barbie'nin de olduklarıydı. Çünkü evet evet onu da kendime mi... Hayır, sadece sarışın olmayan Barbie fikri hoşuma gidiyordu sanırım. Sonra nedense bu pazar yayınlarına son verdiler. Oysa bugün bile yayınlansa bence pek çok çocuk yine severek izlerdi. 

O yıllarda Winx'i de severdim ama bak çok ilginç, ben aslında Winx'in hikayesini okumayı severdim. :) Bakkalda Winx'in kitapları satılıyordu. Ciddiyim bakkalda satılıyordu. Artık direkt mi satılıyordu, gazeteden mi çıkıyordu bilmem ama 10 kitaplık serinin 8 kitabı bende vardı. İçinde sadece hikaye kısmı değil, ayrıca bulmacalar testler vs de vardı. Öyle çok severdim ki. Sonra onlar benden kardeşime, kardeşimden kuzenlerime kaldı (yani kayboldu :). -affedin size sahip çıkamadım güzel kitaplar...-

Daha ergenliğe giriş zamanlarımda Haydi Çalkala gibi dizileri de izlerdim. En favorim buydu gerçekten. (Zendaya'nın çocukluğunu bilirim ahahahah). Zaten o yıllarda bu Disney dizileri ve şarkıcıları popülerdi. Hannah Montana'yı da severdim mesela. Ergen Ben'in müzik zevkine yön veren de bu dizilerdi biraz bence :). Daha başka diziler de izlermişim herhalde, evet özellikle geceleri ama şu an nedense çok anımsayamıyorum da. İzlediğimi biliyorum ama sıkı takipçisi değildim. Sonraları, aslında sosyal medyada pek sevilmiyor ama, Violetta'yı da izliyordum biraz biraz. Hatta müziklerini hala severim desem ahahhaha. Ama ilk sezonu güzeldi, sonra bozdu bence, ben de bıraktım.

Aklıma gelen başka çizgi filmler şu anlık yok ama yorumlarda birileri şu da vardı bu da vardı derse, ben de eminim ki ''aaaaaaa evet o da vardı!'' diyeceğim.

(08.12.25)


CEDRIC 3 BÜYÜK RİSK/LAUDEC CAUVIN/ALFA.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar