Eski Mutluluk Yazıları #12


Mayısın Mutlulukları | 1.Hafta (08.05.22)

Mutluluk badem şekeri gibi bir şeymiş. Tüm sert halleri aslında çepeçevre şekerdenmiişş :)

Mutluluk çimlerde oturup İzmir kumrusu yerken -bir yiyecek bu sevgili okurcuklar, İzmir dışında satılıyor mu bilmiyorum- yanına hoplaya zıplaya serçeciklerin gelmesi ve yemeğini onlarla bölüşmenmiş.

Mutluluk arkadaşlarınla sergi, müze vs gezmekmiş. Kültürel aktivite açlığını nihayet doyurman gibi bir şeymiş.

Mutluluk alakasız konulardan konuşurken bir anda eteğindeki taşları dökmen ve rahatlamanmış. Bunu mutluluk yapansa karşındaki kişinin bakışlarıymış. Çünkü taşların dökülmesi için uygun mevsim gerekirmiş. Uygun mevsimi sana veren insanların değeriniyse çok çok iyi bilmen gerekirmiş.

Mutluluk bayram ziyaretine gitmekmiş :) Ama en yakınlarına. Sonra da tatlı yemekmiş :)

Mutluluk gönlünce bol bol fotoğraf çekmekmiş. Çünkü ilham perilerini de doyurman gerekirmiş. Eğer onları uzun süre aç bırakırsan bir daha misafirlik oturması için kapına uğramazlarmış, sen de her yerde onları arar ama kolayca da bulamazmışsın.

Mutluluk kendinde sevmediğin bir şeyi değiştirmekmiş. Çünkü bu mutluluk tanımını gerçekleştirmeden diğer mutlulukları görmen zor, hatta imkansıza yakınmış.

Mutluluk bolca gezdikten sonra evde yatmakmış :)

Mutluluk birini hayaline ortak etmekmiş.

Mutluluk sevdiğin bir filmin yorumunu filme dair tüm düşüncelerini aktararak yazıp yayınlamakmış. Çünkü düşüncelerini paylaşmak içine derin bir nefes çekmek gibi rahatlatıcıymış. -benim için öyle, aksi halde bir yerden sonra boğuluyor gibi hissediyorum.-

Mutluluk tatlı bir yazı okumakmış. Seni gülümseten, eski bir blog yazını. 2021 yılında doğum günüm için bir yayın paylaşmıştım. Altına çok güzel bir sürü yorum gelmiş. O yazım çok okunanlar kısmına çıkınca bir göz attım ve mutlu hissettim. Bu his için sizlere çok teşekkür ederim. Hep tatlı okurlara sahip oldum, şanslı birisiyim. :) 

Mutluluk çilekli dondurma gibi bir şeymiş. Sanırım kaç yaşına gelirsen gel sana neşeli olmayı anımsatırmış.

Mutluluk sevdiğin kişilerin yanında olmasıymış. Bazen kendini yalnız hissetsen de, aslında sarılmak dünyadaki en kolay şeymiş. Tıpkı sarılmanın küçük kardeşi olan gülümsemek gibi. Bana inanmıyorsan sana bir formül vereyim mi? Bak şimdi sesli bir şekilde uzata uzata kiraaazz diyeceksin ve olacak. Sihir gibi değil mi? :) -değil.-


2026 Notu: 21-22 yaşlar ne kadar genç yaşlar. Çok çok genç yaşlar gerçekten. Sanırım 25 yaşımdayken o yaşlarımla arama bir camdan duvar girdi.






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar