Mutluluk Yazıları (24.03.23)
Mutluluk gökyüzünün ne kadar mavi olduğunu fark etmek gibi bir şeymiş, bulutların göründüklerinin aksine ne kadar da hareketli olduklarını keşfetmek gibi bir şey.
Mutluluk seni kocaman bir canavardan kurtaracak birinin geleceğini bilmek gibi bir şeymiş. Sevgili böcekçik burası senin evin değil benim evim, deyince seni dinlemeyen böcekten seni kurtarabilecek bir kahramanının var olduğunu bilmek gibi bir şey.
Mutluluk gülümsediğinde gözlerinin kenarları kırışan birisinin sana bakması gibi bir şeymiş. Kaz ayakları da mutlulukmuş evet, gülümseme de, o gülümsemenin yönünün sana dönük olması da.
Mutluluk seni güldüren şeyleri sansürsüzce paylaşabileceğin birisi veya birileriyle birlikte olmak gibi bir şeymiş. İster yan yana, ister bir telefon kadar uzakta.
Mutluluk, hüzün bulutlarını dağıtan ışıkmış. Gün ışığı, bazen de ay ışığı. Hüznün sakinliğinde aydınlanan bir şey. Belki de gaz lambası gibidir, kim bilir?.. Yoksa mum ışığı mı? Floresan lamba?
Mutluluk kitap okumak gibi bir şeymiş; acaba ne olacak demek falan değil, sadece okumak, okumak, okumak gibi bir şey. Okumayı hissetmek gibi bir şey. Bunun ne olduğunu ancak hissedince anlarmışsın.
Mutluluk ancak hissedilince anlaşılan şeyler gibi bir şeymiş. Mutluluk tek başına varlık bulan bir şey miymiş, yoksa pek çok varlığın tarifi gibi bir şey mi?
Mutluluk eşsiz bir şeymiş. Pek çok tarifin eşsizliğini görmek gibi bir şey. Mutluluk ne kadar eşsizim diyebilmek gibi bir şeymiş. Ne kadar eşsizmişsin; ve bu, ne kadar güzelmiş.
Mutluluk neymiş bilinmez. Her tarif lezzeti bir ölçüde değiştirirmiş. Değişmeyen tek şeyse, neşeymiş. Eşsiz tariflerin içindeki neşe, mutlulukmuş.
![]() |
| Senin Adın (manga). |
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder