Mayısın
Mutlulukları | 4. Hafta (29.05.22)
Mutluluk
içinde anlam aranmaması gereken bir şeymiş. Kabul edilmesi gereken bir şey.
Belki de diğer tüm duygular gibi. Ancak onun varlığını kabul edersen var
olabilirmiş.
İki
ay boyunca bana kendimi iyi hissettiren an ve durumları paylaşıp bunlardan
hareketle çeşitli mutluluk tanımları yaptım. Bunu yaparken çok da eğlendim. Bu
yazıları yazdığım anlarda ruh halim çok iyi olmasa bile yazıları yazarken ve
yazıp okuduktan sonra daha iyi hisseder hale geliyordum. Bazen yazmaya
başlamadan evvel ''ben şimdi ne yazacağım ki'' dediğim de oldu. Ama içimdeki
her şeyi ortaya döktükten sonra bir bakıyordum ki uzun bir yazı ortaya çıkmış
ve aslında hissettiğim çok fazla his varmış.
Bence
yaşamda hissedecek çok fazla his var. Bu hafta bana kendimi iyi hissettiren
anlar yaşadım. Ama bahsettiğim sadece bundan ibaret değil; eylemlerden ibaret
değil. Geçen gün okuldan eve dönen küçük bir çocuk bir kediyi seviyordu, kedi
de ona kendini sevdiriyordu. Bu manzaranın güzelliğini hayal edebiliyor musun?
Çünkü ben bazen yaşamda böyle güzel sahnelerle karşılaşınca öylece durup o
anları izliyorum.
Yaşam
bir film gibi. Her şey güzel gidiyor demiyorum. Hep mutlu olalım da. Bu
imkansız. Ama hissedebiliriz. Hissetmeye izin verebiliriz. Birilerini
gülümsetmeyi hissedebiliriz. Gün ışığını hissedebiliriz. Geceyi hissedebiliriz.
Bir müziği hissedebiliriz. Bir cümleyi oluşturan kelimeleri hissede hissede
okuyabiliriz. Hayattaki güzel sahneleri yakalayıp gözlerimizle
fotoğraflayabiliriz.
Ama
en önemlisi, kendimiz olmayı hissetmeliyiz. Hissetme biçimimizi hissetmeliyiz.
Çünkü ben en çok da hissetmeme izin verdiğim anlarda iyi hissettiğimi
hissettim.
:)
2026 Notu: Kendime sarılmak istedim.
![]() |
| Kim Bağışlayacak Beni, Birhan Keskin. |

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder